Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

MÜSLÜMANIN SEVGİYE OLAN İHTİYACI

 

Değerli Müminler:

İslam'ın ümmet anlayışı sevgi ve muhabbet üzerine kurulmuştur. Sevginin ve muhabbetin olmadığı yerde kardeşlik değil menfaat vardır. Menfaat ise insanin gözüne değil cebine baktırır. Bu anlayışla bir araya gelen kimseler menfaatleri bitince dostlukları da, kardeşlikleri de biter.

Bugün bir muhabbet ortamı olup ta İslam'dan bahsedilecek olsa, hemen cahiliye ile başlayıp asrısaadetle devam eden bir muhabbet ortaya çıkar ve cahiliye'nin sevgisizliğinden bahsedip İslam ile oluşan sevgi ve muhabbetten bahsederiz de, günümüzde ki sevgisizliği görmeyiz.

Öyle bir zaman yaşıyoruz ki, birbirimize Allah’ın selamını vermekten bile korkuyoruz.

Birbirine sarılıp muhabbet etmesi gereken bizler, bunu yapmak sanki ayıpmış gibi yüz yüze gelmekten bile imtina ediyoruz.

Hâlbuki Allah Resulü s.a.v şöyle buyuruyor:

Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız! [1]

Toplumun ayrışmasına sebep olan şu kavramlardan kurtulmadıkça kardeşliğin tesis edilemeyeceği gibi, bir sevgiden bahsetmekte mümkün olmayacaktır.

Benim siyasi görüşümden değil!

Benim cemaatimden değil!

Benim ırkımdan değil!

Değerli dostlar:

Müslüman bahanelerinin arkasına sığınmaktan vazgeçip Allah'ın selamını yayacak ki, sevgisizlikten bencilleşen dünyayı İslam’ın sevgisiyle yeniden mutluluğa kavuştursun.

Değerli kardeşlerim hiç dikkatinizi çekiyor mu?  Eskiden olsa anne ve babamızı, eşimizi, çocuklarımızı, kardeşlerimizi, arkadaş ve dostlarımızı özlerdik. Ancak artık kimse kimseyi özlemiyor.

Hâlbuki sevgi İslam'ın güzelliğinin bir sonucudur. Asrısaadet devrine baktığımızda Allah Resulü s.a.v yanına gelen her sahabeye sarılır, sevgi ve muhabbetini gösterirdi. Yanından çıkan her sahabe efendimiz de Allah Resulü s.a.v en çok beni seviyor galiba diye mutlu olurdu.

Allah Resulünün bu davranışının bir örneğini Amr Bin As 'ın dilinden dinleyelim:

Allah Resulü s.a.v beni askeri birliğin başında zatü's-Selasil'e göndermişti."

Askeri birliğin içinde Ebu Bekir ve Ömer de bulunuyordu.  "Allah Resulünün yanında benim yerim daha üstün olmazsa, herhalde beni, Ebu Bekir ve Ömer'in başına kumandan tayin ederek göndermezdi" diye içime doğdu.

"Hemen Allah Resulünün yanına gidip " Ey Allah'ın Resulü! Halkın içinde sana en sevgilisi kimdir?" diye sordum.

"Aişe'dir, buyurdu

Erkeklerden kimdir?' diye sordum

"Aişe'nin babasıdır buyurdu.

"Ondan sonra kimdir? diye sordum.

"Ondan sonra Ömer'dir, buyurdu. Bir takım daha erkeklerin isimlerini saydı"

"Kendi kendime, 'Artık bu sorumu tekrarlamayayım dedim. Ve beni en sonraya bırakmasından korkarak sustum" [2]

Şimdi soralım kendimize! Etiketi olan bir kimse ile olmayana eşit davranabiliyor muyuz? " Eğer sevgimiz aynı değilse, bizim sevgimiz Allah için değil, menfaat ve çıkarımız içindir" demektir

Unutmamak gerekir ki, Allah Resulü sevdiği için sevildi, biz ise gerçekten Allah rızası için sevemediğimiz için sevilmiyoruz.

Muhterem kardeşlerim!

Sevgimizde cimrilik etmeyelim!

Sevgimizi ortaya koymaktan korkmayalım!

Değerli şairimizin şu sözü bir Müslüman'da olması gerekeni çok veciz şekilde ortaya koyuyor:

İslamiyet’i öyle diri yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin. Sezai Karakoç

Rabbimizin sevgiyi ortaya koyan şu beyanı bizim için izlenecek yolun kilometre taşı niteliğindedir:

وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُؕ اِدْفَعْ بِالَّتٖي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذٖي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَمٖيمٌ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذٖينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُو حَظٍّ عَظٖيمٍ

İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş! Bu sonuca ancak sabırlı olanlar ulaşabilir, yine buna ancak (erdemlerde) büyük pay sahibi olanlar ulaşabilir. [3]

Bir Müslüman olarak sevgi ve muhabbet dolu bir toplum istiyorsak, önce kendimiz bunun oluşması için çaba sarf etmek zorundayız.

Sonunda ölümle biten bir hayatın sonunda yüksek sesle " İyi bilirdik " denilecek hasletleri barındırmanın yolu, bu yolda fedakârlık etmekten geçtiğini unutmayalım!

 

 


[1] Müslim, İman, 93-94 ; Tirmizi, Et'ime, 45 , Kıyamet, 56

[2] Buhari, 5:113; Müsned, 4:203

[3] Fussilet 34 - 35

Dosyalar

Müslümanın Sevgiye Olan İhtiyacı
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş