Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

BALIĞIN KARNINDA BİR PEYGAMBER HZ. YUNUS

Değerli Müslümanlar:

Her peygamber Allah’tan aldığı vahyi eksiksiz insanlara ulaştırmakla sorumludur. Allah'ın elçileri olan peygamberler kendi heva ve heveslerine göre hareket etmedikleri gibi Rabbimizin emri olmadıkça görev yerlerini de terk edemezler. Eğer etmeye kalkarlarsa ne olur diye baktığımızda Hz. Yunus Aleyhisselam'ın balığın karnındaki durumunu bizlere çarpıcı bir örnek olacaktır.

Hz Yunus kimdir ve hangi kabileye gönderilmiştir?

Asur Devleti’nin başkenti olan Ninova halkına gönderilmiştir.

Milattan önce 8. asırda yaşadığı rivayet edilmektedir.

Kavminin içinden bir kimse olarak Hz. Yunus peygamber salih  ve inançlı bir babanın evladı olduğu rivayet edilmekte olan Hz. Yunus’un 30 yaşına geldiğinde ilahi vahye muhatap olduğu ve  100.000 kişilik bir topluluğa peygamber olarak gönderildiği kur’an-ı Kerim’de ifade edilmektedir:

وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ

Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik. [1]

Ninova halkı putlara tapan zalim bir kabile idi. Yunus peygamberin tebliği karşısında zalim bu topluluk şöyle cevap veriyordu: “Bu kadar kâhin, Âlim ve sanatkâr varken sen çıkmış atalarımızın dinini yalanlıyorsun” diyerek Hz. Yunus’a eza ve cefa vermekten çekinmiyorlardı.

Hz. Yunus peygamber Ninova halkının yaptıklarına sabır göstererek onlara uyarılarda bulunarak tövbe edip hallerinden vazgeçmezseler ilahi azapla karşı karşıya kalacaklarını söylediyse de kavmi onu yalanlayıp kendilerine ifade edilen azabın gelmesini dilediler.

Azgınlıklarından vazgeçmeyecekleri düşünen Hz. Yunus peygamber kavminden ayrılmak isteyince Allah c. c 40 gün daha onlara tebliğ etme emrini verdi.

Başlarına gelecek belayı kendilerine haber verdiği halde kavmi azgınlıklarından vazgeçmeyince Hz. Yunus peygamber kavmine 3 gün kadar başınıza gelecek olan azabı bekleyin dedi. Bunun alameti olarak da benizleriniz sararacak diye onları uyardı ve onların helakını görmemek için şehirden Allah'ın izni olmaksızın ayrıldı.

Yunus peygamber aralarından ayrılıp da benizleri sararmaya ve renkleri uçuklaşmaya başlayınca işte Yunus’un haber verdiği azabın alameti. Zaten biz Yunus’un hiç yalan dediğine şahit olmadık diyerek korkuya kapıldılar.

Azabın geleceğini anladıklarında ne yapacaklarını kestiremediler ve bir âlime başvurdular.

Âlimin tavsiyeler üzerine yüksek bir tepeye çıkarak birbiriyle olan haklarını helal ettiler, yaptıkları hatalara pişman oldular kurbanlar kestiler ve halka yedirdiler sonrada şöyle dua ettiler:

Ey Yunus’un Rabbi Biz tövbe ettik ve sana inandık Yunus’un peygamberliğini de kabul ettik. Yunus'u bulduğumuz an ondan senin emirlerini ve yasaklarını öğrenecek ve tatbik edeceğiz.

Bu duanın ardından Rabbimiz onları affetti. Öyle ki, Helak olması beklenen hiçbir kabile azaptan kurtulmamışken sadece Yunus peygamber’in kavmi bundan istisna olarak tarihe not düşüldü.

Bu arada kavmine kızarak onları terk eden Yunus peygamber bir gemiye binerek şehirden uzaklaşmak istedi.

Gemi hareket ettikten sonra denizin ortasında rüzgâra veya karaya saplanmak ile karşı karşıya kaldı.

O zamanın inancına göre bu gibi bir hal meydana gelirse gemide ki yolcuların içerisinde uğursuz bir kimsenin olduğu düşünülür ve kura çekilerek o gemiden atılırdı.

Yaşanan bu olay üzerine gemide kura çekildi ve kura Yunus peygambere çıktı. Gemidekiler salih bir kul olan bu zatı gemiden atmak istemediler ise de tekrar tekrar çekilen kura her seferinde Yunus peygambere çıktı.

Allah’ın kendisine sıkıntı yaşatmayacağını düşünen Yunus peygamber bu düşünce ile görev yerini terk etmişti. Rabbimiz bu durumu şöyle ifade ediyor:

وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِباً فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ

Zünnun’u da (Yunus) zikret! Hani öfkeli bir halde geçip gitmiş, bizim kudretimizin kendisine yetmeyeceğini zannetmişti. [2]

Durumun farkına varan Yunus peygamber gemidekilere:

 “O asi kul benim uğursuzluk da bendendir” dedi ve onu gemiden denize attılar.

Gemiden atılması ile birlikte balık onu yuttu. Balık onu uyutunca Rabbimiz balığa ona zarar vermemesine emir buyurdu.

Durumun vehametini kavrayan Yunus peygamber şöyle dua etti:

“Senden başka ilah yoktur seni tenzih ederim gerçekten ben zalimlerden oldum”[3]

Ne kadar zaman balığın karnında kaldığını bilmiyoruz ama o hal üzereyken bile tövbe etmekten vazgeçmeden Rabbi’ne dua ettiği ayet-i celile ile ortaya konulmaktadır.

Rabbimiz Yunus peygamber için eğer sen tespih edenlerden olmasaydın kıyamete kadar orada kalacaktın diye belirtmektedir.

Rabbim onu affetti ve balığa emrederek onu karaya bıraktırdı.

Halsiz bitkin bir halde etleri pelte pelte olduğu halde Yunus peygamber karaya çıktı. Rabbimiz güneşin yakması engellemek için onun yanında kabak türünden geniş yapraklı bir bitki bitirdi ve onu gölgesinde sakladı. Aynı zamanda onun sütü ile de Yunus peygamberi besledi.

Yunus peygamber toparlanıp şehre dönünce halkının imana şahit oldu. Halk ondan özür dileyerek tövbe ettiler ve Rabbimiz onları ilahi güzelliğe mazhar kıldı.

Buradan bizlere önemli ibretler çıkmaktadır:

  • Görev mahallimiz önemli olup hak için sabır göstermek gereklidir. Çekilen çileler görünürde zulüm olsa da aslı rahmettir.
  • Allah'ın sevgili kulu da olsan emre itaatsizlik cezasız kalmaz.
  • Rabbimizin emirlerine işittik ve itaat ettik diyeceğiz.
  • Bahanelerin arkasına sığınmayazacağız
  • Sabri kuşanıp azmi azık edeceğiz

Rabbimiz dilerse zulmü ve itaatsizliği, mücadele ve tövbe ile ortadan kaldıracağını unutmayacağız.

Rabbim her daim kendisine itaat eden kullardan olabilmeyi bizlere nasip eylesin!

 

 

 

 


[1] Saffat 147

[2] Enbiya 87

[3] Enbiya 87

Dosyalar

BALIĞIN KARNINDA BİR PEYGAMBER HZ YUNUS
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş