Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

MÜSLÜMANLIKTAN MÜNAFIKLIĞA SÜRÜKLENEN ÜMMET

Muhterem Müslümanlar:

Müslüman’ım diyen bizlerin ara ara kendisini sorgulamaya ihtiyacı olduğu açıktır. Çünkü kendini sorgulamayan Müslüman zamanla kendi hatalarını görmez olur ve zanneder ki, her yaptığım iş doğrudur. Bu düşünce de eninde sonunda Müslüman’ı münafıklığa doğru sürükler.

Rabbimiz münafığın halini ifade ederken şu kaideyi ortaya koyuyor:

اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَلٖيلاًؗ

Münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Hâlbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler.

مُذَبْذَبٖينَ بَيْنَ ذٰلِكَ لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِؕ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَبٖيلاً

O münafıklar küfürle iman arasında tereddüt etmektedirler: Ne müminlere, ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona bir yol (kurtuluş) bulamazsın. [1]

Müslüman’ım diyen cihadın en büyüklerinden olan nefisle mücadeleyi yapmadıkça kendini toparlayamaz.

Mücahit, nefsiyle cihat eden kimsedir. [2]

Hatta rivayetlerde şöyle bir ifadenin olduğu da söylenmektedir

Peygamber'in (s.a.v), cihattan dönen ashabına, 'En küçük cihattan en büyük cihada geldiniz!' dediği ve 'En büyük cihat nedir ey Allah'ın Resulü?' sualine 'Nefisle cihat!' diye cevap verdiği (zayıf senetle de olsa) rivayet edilmiştir.

Nefsine gem vuramayanı durduracak ne bir hüküm, nede bir kanun vardır.

Bugün Müslümanlar veya kendini Müslüman olarak adlandıranların düştüğü durum bunun açık göstergesidir.

Bakıyor ve şunu görüyoruz; kendine göre hüküm arayan, arayana göre hüküm veren, kafasına göre yorum yapan kimseler kendilerini münafıklığa sürüklediğini farkında bile değiller.

Şimdi!  Allah (c.c) münafıkların özelliklerini saydığı ayetlere bir bakalım:

اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُصٖيبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ

 Sen iyi bir sonuç elde etsen bu onlara üzüntü verir; ama başına bir musibet gelse "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevine sevine dönüp giderler. [3]

 Gerçek Müslüman ise kendisi için istediğini kardeşi içinde ister.

Sizden biri, kendisi için sevdiğini (istediğini, arzu ettiğini, din) kardeşi için de sevmedikçe (istemedikçe, arzu etmedikçe) gerçek imana eremez. [4]

Hâlbuki münafıklar böyle midir?

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

Erkek olsun kadın olsun bütün münafıklar birbirinin aynısıdır: Kötülüğü teşvik edip yayarken, iyilik, doğruluk ve güzelliğin önünü kesmeye çalışırlar, Allah yolunda harcamaktan yana ellerini pek sıkı tutarlar. Allah’ı unuttukları için, Allah da onları unutmuştur. Gerçekten münafıklar yoldan çıkmışların ta kendileridir. [5]

Müslüman ise münafıkların yaptığının tam tersini yapmakla mükelleftir.

اَلَّذٖينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّعٖينَ مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذٖينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْؕ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْؗ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

Sadakalar konusunda müminlerden hem gönüllü olarak fazla fazla verenlere hem de daha fazla verecek bir şey bulamayanlara dil uzatıp onlarla alay edenleri Allah maskaraya çevirecektir. Onlar için elem verici bir azap da vardır. [6]

Müslüman bilir ki verilen her bir sadaka, bir buğday tanesinin toprağa atıldığında başağından bir sürü buğday bitirmesi gibi olduğunu ve az sadakanın çok belayı def ettiğini bilir.

Münafıklar cihada çağrıldıklarında ( Tebük seferinde olduğu gibi ) hurmalıklarını ve çocuklarını bahane ederler.

Müslüman ise hak yolunda malıyla ve kanıyla cihad etmenin Allah katındaki değerini bilir.

Birde münafıklık alametleri ile ilgili olan hadis-i şerif var ki, hangimizde yok diye sormaya dahi korkuyoruz.

Şimdi sormak lazım adı Müslüman olan bizler ne haldeyiz?

Bu alametleri üzerimizde taşırken Rabbimizin huzuruna nasıl çıkacağız?

Bakıyoruz iyi niyetle imanın gereği olarak bir Müslüman çıkıp kumardan şikâyet etse, zinadan şikâyet etse, adaletten bahsetse, faizden bahsetse önce bizim Müslüman'ım diyen kimselerden ses geliyor.

Ne oluyoruz Allah aşkına, neden Rabbimizin emirleri bizi rahatsız ediyor?

Neden yaşantımızı İslam'a göre değil de, nefsimizin isteklerine göre yorumluyoruz.

Her sene yılbaşı sebebi ile birçok camide bu kutlamanın yanlışlığından bahsediliyor da, oraya kadar kaybettiğimiz bunca hasletimizden kimse bahsetmiyor!

Haram sadece yılbaşın damı haram!

Peki! Kumarı özendirenler, zinayı özendirenler, kâfirin hayatını bize teknoloji ile sunanlar, metreslerine ev tutanlar, yılbaşını kutlamamakla kurtarabilecekler mi?

Maalesef gediğimiz noktada adı Müslüman olmakla beraber münafıklığa sürüklenmiş topluluklarla karşı karşıyayız.

Kendimizi toparlama ve ne durumda olduğumuzu gözden geçirme zamanı gelmedi mi?

Bunu yapmazsak münafıkların çarptırılacağı ceza ile bizlerde karşı karşıya kalırız:

اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَصٖيراًۙ

Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar; artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.. [7]

Bırakalım onu bunu sorgulamayı da kendimizi bir bakalım!

 Geçmişte nasıldık, şimdi ne hale geldik?

Bunu sorgulamayı becerebilirsek o zaman Rabbim önümüzü açacaktır, aksi takdirde bu dünyada da zilleti yaşayan, ahrette de zilletin en aşağısı olan cehennemin en alt tabakasında kalma rezilliği ile karşılaşırız.

Değerli kardeşlerim!

Her işimizde münafıklığın alametlerini üzerimizde bulundurmaktan Allah'a sığınalım ve Rabbimizden rahmetini dileyelim!

 

 


[1] Nisa 142 - 143

[2] Tirmizi, Fezailü'l- Cihad, 2; Ahmed Bin Hanbel, IV, 20-22

[3] Tevbe 50

[4] Buhârî, Îmân 6; Müslim, Îmân 71 (45); Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyâme 60 (3517); Nesâî, Îmân 19 (3, 115); İbn-i Mâce, Mukaddime 9 (66)

[5] Tevbe 67

[6] Tevbe 79

[7] Nisa 145

Dosyalar

muslumanliktan munafikliga suruklenen ummet
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş