Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

HAYAT YAŞADIĞIN ANDIR

Muhterem kardeşlerim:

İnsan hayatı kavramaya başladığı andan itibaren kendine hedefler belirlemeye başlar ve bu yolda çaba sarf eder. Müslüman ise bu hedefleri belirlerken Rabbinin rızasına uygun bir yol çizer ve bu yolda hareket eder. Ancak Allah rızasını hedef alması gereken Müslümanlar da insanların çoğunun düştüğü girdaba düşerek zaman zaman hedeflerini dünyaya çevirir ve aldanır.

Üstelik dünyaya ait olan her hedef ve imkânın dünyada kaldığını da bilir!

İnsan bu gerçeği bildiği halde nefsinin ve şeytanın vesvesesine kapılarak sonrasında pişman olacağı işleri yapmaktan vazgeçmez.

Hâlbuki bizim için asıl güzellik ve nimet Allah Resulü s.a.v ifadesi ile ortaya konulmaktadır:

İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: bunlar Sıhhat ve boş vakittir. [1]

Bizler bu nimetlerin manasını anlamadığımız gibi kendimize o kadar çok hedefler koyuyoruz ki, kulluk görevimizi unutuyor veya ileriye bırakıyoruz!

Öyle ki, kardeşlerimize ahreti hatırlattığımız da bize şu ifadelerle karşılık veriyorlar:

  • Hele emekli olayım hacca gider tövbe eder namaza başlarım.
  • Biraz daha kazanayım zekât ve sadakamı veririm.
  • Oruç tutmak istiyorum ama işlerim çok yoğun ve ağır
  • Gençliğimi yaşayayım olgunlaşınca tesettüre girerim.

Bu ve benzeri söylemlerle İslam’ı ve imanı öteleyenler maalesef kulluk için belirledikleri zamanlara geldiklerinde de bunları yapamadan bu dünyadan göçüyorlarken, bazıları ise o yaşa ulaşma bile ulaşamıyorlar.

Demek istediğimiz şudur ki, zaman Müslüman’ın aleyhine işlerken Müslüman hala oyun ve eğlence ile ömrünü tüketmeye devam ediyor.

Allah Resulü s.a.v hayallerinin peşinden koşarken ahreti öteleyen insanı şöyle ifade ediyor:

Hz. Enes (ra) anlatıyor: Allah Resulü s.a.v yere bir çizgi çizdi ve: “Bu insanı temsil eder” buyurdu. Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek:  “Bu da ecelini temsil eder” buyurdu.

Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra: “Bu da emeldir” dedi ve ilave etti: “İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir.” [2]

Aslında insan sadece kabirleri ziyaret etse kulluğu zamana bırakanların o zamana ulaşamadıklarını mezar taşlarından okur!

Ancak bizler kabirde yatan ölülerden korkuyor oraya uğramıyoruz ama darbeyi hep canlılardan yiyoruz!

Ölüden korkmayın değerli kardeşlerim! Ölen ölmüş ve bu dünya ile işi bitmiştir, asıl imansız ölmekten korkun!

İslam nizamı için mücadele etmeden ölmekten korkun!

Şeytana ve nefsine karşı cihad etmeden ölmekten korkun!

Yanlışlara karşı eli ile, dili ile mücadele etmeden ölmekten korkun!

Hayat akıp gidiyor değerli dostlar, bizler ilerisi için plan yaparken Allah’ta bizler için planını ortaya koyuyor. Onun için hayat dediğimiz olgu yaşadığımız zamandır!

İşte yaşadığımız an olan o hayatta izlememiz gereken yol nedir sorusuna Allah Resulü s.a.v’ şöyle cevap veriyor:

İbnu Ömer’in rivayetin de şöyle demektedir:

Allah Resulü s.a.v omzumdan tuttu ve: "Sen dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol" buyurdu.

 İbnu Ömer r.a hazretleri şöyle diyordu: "Akşama erdin mi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap." [3]

Peki! Soralım kendimize sabaha erdiğimizde sabahın sahibine, akşama erdiğimizde de akşamın sahibine, nimete eriştiğimizde nimetin sahibine, sağlığa kavuştuğumuzda sağlığın sahibine şükrümüzü eda edebiliyor muyuz?

Şükrünü ortaya koyması gereken bizlere Rabbimiz şöyle hitap ediyor:

قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّٖي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً

 De ki: “Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin! (Ey inkârcılar!) Siz O’nun dinini yalan saydığınız için bunun günahı artık yakanızı bırakmayacak!” [4]

Bu anlattıklarımızın ışığında hayata baktığımızda karşımızda şöyle bir insan portesi görüyoruz:

  • Gözü doymayan, aklı Allah için çalışmayan
  • Allah için yaşaması gereken hayatı onun düşmanı olan şeytan gibi yaşayan
  • Doğru ve hak olan her şeye bir bahane ile uzak olan
  • Doğrudan yana olanlara düşman olan
  • Elinde ki nimetleri kendinden bilen
  • Yardım etmeyi, iyilik yapmayı, alçak gönüllü olmayı acizlik sayan
  • Zulüm etmeyi güçlü olmak zanneden

Sureti insan olan ama aç kaldığında yavrusunu yiyecek kadar azgınlaşan hayvanlar gibi olan kimselerle karşı karşıya bulunuyoruz.

Biz buradan sesleniyoruz ve diyoruz ki!

Saatler ve zaman aleyhimize işliyor gelin vazgeçin gittiğiniz yoldan!

Firavun gibi boğulmadan, nemrut gibi yok olmadan, Karun gibi batmadan gelin Allah’ın gemisine binin!

Unutma ey gafil! Gemi limandan kalkınca Kenan olsan ne fayda!

Geliniz ömrümüz bitmeden, ölüm gelip kapımızı çalmadan, yapmadıklarımızın pişmanlığıyla kavrulmadan kendimize yeni bir rota çizelim!

Rotamızda İslam olsun! Rotamızda Rabbimiz olsun! Rotamızda Allah Resulü s.a.v olsun!

O zaman göreceksiniz ki, dün peşinden koştuğunuz her şey boşmuş!

Rabbim bizlere yolunda gidecek imanı, onu ortaya koyacak hedefleri, ortaya koyduğu hedeflerle mutlu olmayı nasip eylesin!

Rabbim şeytana ve ona tabi olanlara uymaktan, nefsimize tapmaktan bizleri muhafaza eylesin!

 

 

 

 

 


[1] Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15

[2] Buhari, Rikak 3; Tirmizi, Kıyamet 23, (2456); İbnu Mace, Zühd 27, (4231)

[3] Buhari, Rikak 2; Tirmizi, Zühd 25, (2334)

[4] Furkan 77

Dosyalar

HAYAT YAŞADIĞIN ANDIR
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş