Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

ALLAH KULUNUN DÜZELMESİ İÇİN ONU MUSİBETLERLE SINAR

Değerli kardeşlerim:

Yaşadığımız bu dünyada birçok vesile ile sınanır ve imtihandan geçiriliriz. Aslına her anımız bir sınanmadır. Bu sınanmada en yakının olan ailen ile sana çok uzak görünen birçok kesimle sınanırsın. Hal böyleyken Rabbim bizleri imtihan edeceğini açıkça beyan ettiği halde Rabbimizin imtihanı ile karşı karşıya kaldığımızda “ bula bula bizi mi buldu bu belalar ” diye sızlanır ve isyan ederiz.

Hâlbuki iyi bir üniversite kazanmak için imtihan edilmeye itiraz etmeyiz. Bir işyerine girerken sınanmaya ses çıkarmayız. Getirileceğimiz bir makam için nefsimize zor gelen şartlara katlanırız ancak iş Allah’ın emirlerini yerine getirmek oldu mu bin bir türlü bahane uydurur, imtihana isyan ederiz.

 Rabbimiz bizi var ederken bize dünyada cenneti vereceğine dair bir sözü olmamasına rağmen dünyada cenneti isteriz de onu kazanmak için çaba sarf etmeyi kabule yanaşmayız.

Ancak insan bilmelidir ki, yaratılışımızın bir gayesi var. Nedir o gaye diye sorgulayacak olursak Rabbimizin şu ayeti ile karşılaşırız:

اَلَّذٖي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّـكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًؕ

 Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O (Allah)’dur. [1]

Şuan yaşadığımız dünyada biz insanoğlunun durumu kameralarla yirmi dört saat her noktası izlenen bir mekândaki kimselerin durumu gibidir. Yazıcı melekler her yaptığımızı kayda alırken, etrafımızda bulunan canlı ve cansız her şeyde bizi izlemekte. Durum böyle iken kameralarla donatılmış bir yerde yaptığı her harekete dikkat eden insan, nasıl olurda Rabbinin gözetimine takılmaktan koku duymadan hata yapmaya devam eder.

Peki! Ne içindir bunca isyanı göze aldırtan?

Bizi bunca riski almaya sürükleyen nefsimizin arzuları ve o arzuları körükleyen şeytanın vesveseleridir. Hâlbuki dünya hayatının ne olduğunu Rabbimiz çok veciz bir şekilde şöyle ortaya koymaktadır:

وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌؕ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذٖينَ يَتَّقُونَؕ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

 Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muttaki olanlar için şüphesiz ki ahret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? [2]

Aklını kullanmaktan uzak olan insan arzularına ulaşmak için her yolu mubah görerek başkalarının sırtına basıp yükselmeyi göze alırken, Rabbimiz kullarının birbirine reva gördüğü zulmü onlara yapmayarak kullarını kaldıramayacağı yükle imtihan etmez.

Nitekim her yatsı namazından sonra okuduğumuz Bakara suresin son iki ayetinde Rabbimiz bunu şöyle ortaya koyar:

لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاؕ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْؕ

 Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır.[3]

Rabbimizin bahsettiği güç nedir?

Peygamberimiz bu hususu şöyle dile getiriyor:

Kişi, dini oranında bela görür, imtihan edilir. Dini kuvvetli ve sağlam ise belası ağır olur. Dininde zayıflık söz konusu ise, dini kadar bela görür, imtihana tabi tutulur. Bela müminin yakasına öylesine yapışır ki, günahsız gezene kadar peşini bırakmaz. [4]

Allah resulünün ifade ettiği imtihanın bir gereği olarak en ağır imtihanları geçirenlerin Allah’ın peygamberleri olduklarını görmekteyiz.

Âdem babamızdan peygamberimiz Muhammed Mustafa s.a.v kadar birçok peygamberin imtihanı bugün bize verilecek olsa altında ezileceğimiz gerçeği her tefekkür eden Müslüman’ın net bir şekilde göreceği bir gerçektir.

Bu Rabbimizin onları (hâşâ) sevmediğinden değil aksine onları sevdiği ve makamlarının daha yüksek olması için onlara verdiği bir imtihan vesilesidir.

Onun için kalbinde iman taşıyan Müslüman başına gelen belalar için masun olmak yerine, Rabbine sığınmalı ve hala Rabbi tarafından sevildiğinin sevinciyle haline şükretmelidir.

Bu durumun ifadesi şudur: Allah kendini sevenin sadakatini ölçer, verdiği imtihanın büyüklüğü ile de kulunu mükâfatlandırır.

Bu aynı bir fabrika sahasında çalışan işçinin yaptığı görevin ağırlığına rağmen fedakârlık göstererek düzgün ve dürüst çalışmasının karşılığında beyaz yaka olarak terfi etmesi gibi örneklendirilebilir.

Allah Resulü s.a.v buyurdu ki: mükâfatın büyüklüğü belanın büyüklüğü ile (orantılıdır). Allah bir cemaati sevdi mi onları musibete müptela eder. Kim bundan razı olursa Allah’ta ondan razı olur, kimde razı olmazsa Allah’ta ondan razı olmaz. [5]

Ancak görüyoruz ki, bizler hem iyi bir Müslüman olmak istiyor, hem de aynı zamanda kolay bir imtihan istiyoruz.

Fakat kul bilmeli ki sipariş ile imtihan olunmaz.

Böyle bir istek üzere olanların Allah katındaki durumlarını ise Rabbimiz şöyle ifade ediyor:

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِهٖۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِهٖ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَؕ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبٖينُ

 Yine insanlar içinde kimileri vardır ki, Allah’a şartlı olarak kulluk eder; öyle ki kendisine bir iyilik denk gelirse bundan pek memnun olur, ama başına bir imtihan sıkıntısı gelse hemen yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da ahretini de yitirmiştir ve apaçık hüsran işte budur. [6]

Dünya hayatında çok çeşitli durumlarla imtihan olabiliriz ki, bu yaşadığımız geçici hayattan ebedi hayata geçerken ki yerimizi belirlemek için bir araçtır.

Rabbimizde bunu ifade ederken imtihanın çeşitlerinden bahseder:

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِؕ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَۙ

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele! [7]

Müslümanlar olarak ayette bahsedilen hangi imtihan olursa olsun bizim dilimizden dökülecek kelimeler şunlar olmalıdır:

اَلَّذٖينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُصٖيبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَؕ

Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler. [8]

Rabbimiz sevdiği kullarını cennetine sokmak için farklı vesilelerle uyarılarda bulunur.

 Bazen bir deli size öyle bir söz söyler ki, kırk akıllı bir araya gelse o sözü söyleyemezler.

O zaman bil ki onu söyleten biri vardır!

Bazen bir kazada veya farklı bir sebep ile ölümden dönersiniz, o sizin için bir geriye dönüş olur.

Müslüman olarak başımıza gelenleri iyi okumalı ve iyi bir Müslüman olmak için gayret göstermeliyiz.

Unutulmamalı ki iki günü kulluk yapmak açısından bir olan ziyandadır.

Kim ziyana uğramamak için mücadele verir. Başına gelen belalara sabreder. Vesilelere sığınıp Rabbine ulaşırsa, onların mükâfatını Rabbimiz şöyle ortaya koyuyor:

اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ

 İşte Rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır. [9]

Rabbim bizleri kaldıramayacağımız yüklerle imtihan eylemesin!

Rabbim bizlere yaşadığımız imtihanlar karşısında sabrı kuşanıp, gayret gösteren kullardan olabilmeyi nasip eylesin!

 


[1] Mülk 2

[2] En’am 32

[3] Bakara 286

[4] Tirmizi zühd 67

[5] Tirmizi zühd 59

[6] Hac 11

[7] Bakara 155

[8] Bakara 156

[9] Bakara 157

Dosyalar

Allah Kulunun Düzelmesi için Onu Musibetle Sınar
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş