Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

HİCRET NEREYE YAPILIR?

Değerli kardeşlerim:

Bizler İslam'a gönül vermiş kullar olarak burada saf tutmuşuz ve hepimiz Rabbimize karşı sevgi besleyen kimseleriz. Bu sevgiyi besleyen bizlerin bu hali, ona karşı bizi isyana sürüklemek isteyen şeytana ağır gelir, bu sebep ile de karşımıza türlü türlü sıkıntılar çıkarır.

Bizler biliriz ki, bu bir imtihandır, sabır ederiz ve mücadele veririz. Ancak bazen öyle bir ortam olur ki, bir tercih yapmak zorunda kalırız: Ya olduğun yerde kalıp o azgın şeytanın tuzağına düşeceksin veya bulunduğun yeri terk edeceksin.

Sırf Rabbinin rızasını kazanmak adına bütün elde ettiklerini kaybetme pahasına çıkılacak bu yola " Hicret " diyoruz.

Nitekim Allah Resulü ve ashabı da Mekke'de kendilerine yapılan zulüm ve işkencelere karşın sabır etmişler, ne zaman ki, İslam'ın emirlerini yerine getiremeyecek noktaya geldiklerinde Rabbimizin emri ile Medine' ye hicret etmişlerdir.

Rabbimiz Allah yolunda hicret edenlerle ilgili şöyle buyurmaktadır:

اَلَّذٖينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فٖي سَبٖيلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِؕ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihat edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır. [1]

Bu öylesine önemli bir görevdir ki, birçok peygamberin hayatında hicret dönüm noktasıdır.

Şöyle Peygamber efendilerimizin hayatlarına bir bakalım:

Rabbimiz Hz. Nuh'a, hicretin gemisini karada yapmayı öğretti. Tuğyan olan yerde tufan olurdu. Nitekim tufan isyan edenler için bir felaket, iman edenler için bir hicret oldu.

Hz. İbrahim muhacirlerin piriydi. İnsanlığa küfürden, zulümden ve şirkten nasıl hicret edileceğini öğretti. Nemrut'un zulüm diyarından, inancını özgürce yaşayabileceği bir toprak arayışı için yola çıkarken; "Ben Rabbime hicret ediyorum" demişti. Hz. Hacer, hicretin kutlu gelini, İsmail hicretin bebeğiydi. Bebeğin hicreti, kendisini babasının elindeki bıçağın altına kadar getirdi. O hicretin teslimiyet olduğunu öğretti

Hz. Yakub'un gözü, kaybettiği Yusuf’un ardından hicret etti; Yusuf'un iffet gömleğiyle tekrar dönmek üzere. Yusuf'un hicreti ise kuyulara atılmak, köle diye satılmak, iffet, liyakat, hikmet, hizmet ve gayretle Mısır'a sultan olmaktı. Hz. Yusuf, "Bir muhacir ne yapabilir?" sorusunun en çarpıcı cevabıydı.

Hz. Musa, prenslikten çobanlığa, saraydan ağila, imkândan mahrumiyete hicreti öğretti. Hicretin hakkını veren bir çobanın adalet asası, Firavun'un zulüm kırbacını yenerdi. Hz. Musa'nın hicreti, "Sen muhacir olmayı seçersen, denizler sana yol verir, dağlar önünde eğilir, çöller sofranı hazırlar" demekti. Hz. Musa muhacir doğdu, muhacir öldü.

Son peygamber, âlemlere rahmet olan son nebi Hz. Muhammed s.a.v de hicretin son halkası idi.

Rabbim ona hicreti emrettiğinde kalbi kararmışlar onu öldürmek için kapısındaydı. Ancak her şeyin üstünde güç ve kuvvet sahibi olan Allah onu şöyle korumuştu:

وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذٖينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَؕ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُؕ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرٖينَ

Hani bir vakitler kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya (Mekke'den) sürüp çıkarmak için tuzak kuruyorlardı da onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını bozuyordu. Öyle ya Allah tuzakların en iyisini kurar. [2]

Bugünde hicret devam ediyor. Bizim hicretimiz ise şeytan ve onun askerlerinin tuzaklarından, Rabbimizin güvenli kitabına ve Resulünün istikametinedir.

“  Hicret “ Yeri geldiğinde Allah için her şeyden vazgeçebilmektir. Aynı Allah Resulünün geçmiş ümmetlerden bir adamın halindeki samimiyet gibi:

Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahip tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânının olup olmadığını sordu.

Rahip: 'Hayır yoktur!' dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı."

"Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine Âlim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânı olup olmadığını sordu.

Âlim: 'Evet, vardır, seninle tövben arasına kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti: 'Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah'a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yerdir. Dedi

"Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azap melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler. Rahmet melekleri: 'Bu adam tövbekâr olarak geldi. Kalben Allah'a yönelmişti.' dediler. Azap melekleri de: 'Bu adam hiçbir hayır işlemedi.' dediler." Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: 'Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin.' dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (İyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar." [3]

Hani bir deyim vardır ya " Niyet hayır, akıbet hayır " işte bu ifade tamda buna karşılık gelmektedir.

Onun için bizler var gücümüzle Allah için mücadele ederken, niyetlerimizi de halis tutacağız. Çünkü niyetlerimiz amellerimizi belirleyen bir anahtardır. Nitekim Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır:

Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Resulü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Resulü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.[4]

Sonu ölümle bitecek bu hayatta biz imanlı kimselere düşen hak yolda nefer olmaktır.

Rabbim hepimize Allah yolunda hicret yapabilecek imanı, yolunda canını adayabilecek teslimiyeti nasip eylesin!

 

 


[1] Tevbe 20

[2] Enfal 30

[3] Buhari, Enbiya, 50 - Müslim, Tövbe, 46

[4] Buhârî, Bed'ül-vahy 1, İmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu'l-ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel

Dosyalar

hicret nereye yapilir
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş