Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

MÜSLÜMANA KÂFİR DEMEK HARAMDIR(TEKFİR)

Değerli Müminler:

İslam ölçülü olmayı ve beşeri münasebetlerde dinin emirlerine göre hareket etmeyi emreder. Kişilerin görüşleri veya kimlikleri sebebiyle hor görülmesini de asla kabul etmez ve bizden itidalli olmayı bekler. Çünkü biz orta yolu seçmesi gereken bir ümmetiz:

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهٖيداًؕ

İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak orta bir ümmet yaptık. [1]

Hakkın şahidi olmak ancak peygamberimizi örnek almakla olur.

Allah Resulünün hayatına baktığımız zaman düşmanı dahi olsa onlara hakaret etmemiş, dinleri hakkında kötü konuşmamıştır ( Dinlerinin batıl olduğunu ve Allah tarafından kabul görmeyeceğini söylemiş ama dinlerini aşağılamamıştır). Çünkü İslam kişileri inanma hususunda özgür bıraktığı gibi, inançlarına da hakaret edilmesini yasaklamıştır.

وَلَا تَسُبُّوا الَّذٖينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْواً بِغَيْرِ عِلْمٍؕ

Allah’tan başkasına tapanlara kötü söz söylemeyin; sonra onlar da bilmeden, taşkınlık yaparak Allah hakkında kötü sözler söylerler. [2]

Şunu da unutmamak gerekir Muhterem kardeşlerim!

Dünyada öyle haller yaşanır ki, dün düşman olduğunla bile aynı masada oturmak zorunda kalabilirsin. Onun için yarın yüzüne bakma ihtimalin olan kimsenin yüzüne tükürme ki, yüzüne bakacak yüzün olsun!

Bu ifade aynı zamanda Allah Resulünün sünnetinin gereğidir:

Dostunu severken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde buğzet, çünkü günün birinde dostun olabilir. [3]

Tabi ki bu kolay bir haslet değildir. Ancak Allah Resulü kendisi için de zor olan bu hasleti üzerinde taşıyarak ümmeti için olması gerekeni ortaya koymuştur.

Kendini yurdundan çıkaran Mekkeli müşrikleri affetmiş, çok sevdiği amcasını öldüren Hz. Vahşi'yi affetmiş, amcasını öldürülme emrini veren ve aynı zamanda ciğerini söken Hz. Hint'i affetmiş ve iyi birer Müslüman olmalarına vesile olmuştur.

Diyebiliriz ki, o bir peygamber! Ancak onunda bizim gibi etten ve kemikten yaratılma bir beşer olduğunu hatırlatmak isterim.

Allah Resulü s.a.v ortaya koyduğu bu ölçüyü kaybedenleri şöyle uyarıyor:

Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helak oldular. [4]

Güç hak sebebi olmadığı gibi adalet herkese aynı mesafede olmak zorundadır.

Kimse bulunduğu makam sebebi ile adalet ten sapamaz!

Adaletin herkes için aynı olduğunu ve kuralları belirleyenin İslam'ın emirleri olduğunu Hz. Ömer efendimizin yaşadığı şu olayla örneklendirelim:

Hz. Ömer r.a. bir gece yarısı Medine'yi gezerken, evin birinde şarkı söyleyen bir erkek sesi duymuş ve duvardan atlayarak içeri girmiştir. Adamın yanında bir kadın ve bir de şarap sürahisi vardı. Hz. Ömer (r.a):"Ey Allah'ın düşmanı”, diye gürledi. “Sen günah işlerken, Allah seni gizleyecek mi sanıyorsun?"Adam: "Haklısın efendim”, diye cevap verdi. “Evet, bir günah işledim, fakat siz üç günah işliyorsunuz: Allah c.c. "Başkaların gizli ve ayıp hallerini merak edip araştırmayınız" (Hucurat,12) buyuruyor, siz tecessüs ediyorsunuz. Allah c.c." Evlere. Kapılardan giriniz" (El-Bakara, 189) emrediyor, siz duvardan atlıyorsunuz. Allah c.c. "Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleri sizi bilmeden, selam verip izni olmadan girmeyiz" (Nur, 27) buyuruyor, siz izinsiz giriyorsunuz." Hz. Ömer r.a. adamın bu cevabı üzerine yaptığı hatayı farkına vararak tövbe etmeleri karşılığında onlara ceza uygulamayıp affetmiştir.

-Dinimiz söz ve davranışlarda aşırılığı kabul etmez velev ki karşımızdaki yanlış yapıyor olsa bile.

-Söylemlerimiz ve davranışlarımız bizim ahrette ki yerimizi belirleyeceğini unutmamak gerekir. Bununda en bariz örneği karşımızdaki bir kişiye kâfirlik isnat etmektir.

Kendi gibi düşünmeyen veya yaşamayan herkese gelişi güzel kâfir diyen günümüzün ( sözde) takva Müslümanlarına Allah Resulü şöyle uyarıda bulunuyor:

Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner. [5]

 Gelinen noktada tekfir etmenin yegâne sebebinin ne olduğuna baktığımızda; Bunun siyaset ve cemaati sebeplerle ortaya çıktığını görmekteyiz.

Ancak şu nokta unutulmamalı ki, hiçbir siyasi parti veya cemaati topluluk din değildir. Topluluklar hata eder ama İslam hata etmez.

Bu anlayışın zararlarını geçmişte çokça yaşayan bir toplumun, yine aynı anlayışla hareket etmesi tarihin tekerrür etmesinden başka bir işe yaramayacağını artık anlamak zorundayız!

Siyasetin gereği dün kavgalı olanlar bugün bir araya gelebilir, Dün dost olanlar bugün düşman olabilir.

Bu halin sebeplerine baktığımızda bu kavgaların kökünde aslında din kaygısı değil menfaat kaygısı olduğunu görürüz.

Tabi biz bu uyarıları yapsak ta menfaat aşığı olmuş kimseler için bir şey ifade etmeyeceğini de biliyoruz!

Çünkü Rabbimiz çıkarları peşine düşen bu tip insanların şeceresini şöyle ortaya döküyor:

اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُؕ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكٖيلاًۙ اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَؕ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْـعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَبٖيلاً

Bayağı arzularını tanrılaştıran kişiyi gördün mü? Şimdi sen, bu adamı da doğru yola getirmekle yükümlü olabilir misin? Yoksa sen, onların büyük çoğunluğunun gerçekten senin davetine kulak verdiklerini yahut doğru dürüst düşündüklerini mi sanıyorsun? Aksine onlar, başka değil, bir hayvan sürüsü gibidirler, hatta tuttukları yol bakımından daha da sapkındırlar. [6]

Değerli dostlar!

Bir topluluğu, bir siyasi hareketi veya bir cemaati sevebiliriz. Ancak dikkat etmemiz gereken içinde bulunduğumuz topluluğun İslam'ın kaidelerine uyup uymadığını meselesidir. Aynı zaman da içinde bulunduğumuz topluluğun saygınlığı için sadece Allah'ın bileceği iman meselesinde de kimseleri tekfir edip dinsiz ilan etmemeliyiz!

Allah korusun! Kâfir ilan ettiğimiz kimseler iman sahibi olur kurtarırda, biz onları tekfir ettiğimiz için imansız gitme durumu ile karşı karşıya kalırız!

 

 


[1] Bakara 143

[2] Enam 108

[3] Tirmizi, Birr, 60

[4] Müslim, İlim, 7

[5] Buhari, Edep, 73 ; Müslim, İman, 111

[6] Furkan 43-44

Dosyalar

muslumana kafir demek haramdır
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş