Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

KARDEŞİNİN UĞRADIĞI FELAKETE SEVİNME

Değerli Müslümanlar:

İnsanoğlu var olduğu günden beri bir üstünlük yarışı içine girmiş ama bunun ona düşmanı olan şeytandan yadigâr kaldığını unutmuştur. Hâlbuki yaradılışında söz sahibi olmayan bir varlığın kendi gibi bir varlık olan başkası ile üstünlük yarışına girmesi ne kadar da aptalca bir düşüncedir.

Bu hastalığa kapılanlara sormak lazım annesini, babasını, soyunu, rengini, doğduğu yerini kendi belirleyen hiçbir kimse veya hiçbir canlı var mıdır?

Oysa Allah Resulü iman edenlere çok açık bir ifade ile bu hastalığa kapılmamalarını ve üstünlüğün nerede ortaya çıkacağını şöyle ifade etmektedir:

“Allah indinde en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.” [1]

Ancak tarih boyunca insanlar üstünlük yarışı içerisinde birbirlerini kırarken bunların bir kısmının da Müslümanlar olduğunu görmek bir hayli üzücüdür.

Kafatasçı bir yaklaşım ile üstün ırk anlayışı içine girenler tarih boyunca hep helak olmuşlardır. Rabbimiz böyle bir hastalıktan bizleri men etmek adına helak olan Ad kavminin durumunu bize haber vererek şöyle buyurmaktadır:

فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًؕ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذٖي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًؕ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ


“Ad kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim varmış?” dediler. Kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmüyorlar mıydı? Doğrusu onlar, bizim Ayetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı” [2]

Ne gariptir ki, bugünde kendini üstün görenler geçmiştekiler gibi dünya ya kan ve göz yaşı getirirken Müslüman olduğu iddiası içinde olan bazı kimselerde aynı hastalığın belirtilerini göstererek “Biz şöyle İslam’a hizmet ettik” türküsünü söyleye söyleye ihanetlerini gizlemeye çalışmaktadır. Bunu yaparken de atalarını hatasız, onlara karşı duranların da tamamı ile hatalı olduğu hastalığına kapılmaktadırlar.

Hâlbuki insan hatası ve doğrusu ile insandır. Atalarımız ne güzel de ifade etmişler;

“İnsan beşerdir ve şaşar”

Ancak atalarının yaptıkları hataların hesabını evlatlarından sormak ne insanlığa, ne de İslam’ın ortaya koyduğu hükümlere sığar.

Bu ifadeyi neden ortaya koyduk diye akla soru gelirse; bugün maalesef bir İslam beldesine bir saldırı olacak olsa diğer Müslümanların geçmişin karanlığında suçlu avına çıkıyor olmasından duyduğumuz rahatsızlığı ve yanlışlığı ortaya koymak adına bu ifadeleri ortaya koyuyoruz.

Ne zaman Ortadoğu da bir İslam ülkesi işgal edilecek olsa “ onlar bize ihanet etmişti” ifadesi ile başlayan cümleleri ve sonrasında düşmanın yaptığını hoş gören cümleler duyuyoruz. Veya efendim onlarda ülkelerini satmasaydılar cümlelerine de çokça muhatap oluyoruz.

Bunu söyleyen sözde Müslüman sen hiç ihanet etmedin mi?

Bu soru sorulduğunda çoğu kimse sütten çıkmış ak kaşık gibi hareket etmektedir ama gerçek değişmemektedir.

Yakın tarih de Irak, Afganistan, Suriye, Doğutürkistan, Myammar, Libya ve Mısır gibi ülkelerde Müslümanların aleyhine gelişen olaylarda diğer Müslümanların ihanetleri yok mudur?

Şöyle bir gerçek de var ki, babaların hataları çocuklarından sorulamaz. Nitekim Rabbimiz buna işaret ederek şöyle buyurmaktadır:

وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىؕ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىؕ

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Günah yükü ağır gelen kimse onun taşınması için yardım çağrısında bulunsa -çağrılan yakını bile olsa- o yükten hiçbir şeyi başkası üzerine alamaz.” [3]

Rabbimizin beyanı ayan beyan ortadayken kendine Müslüman diyen zevatlar nasıl oluyor da bugün kan ve gözyaşı ile yoğrulmuş hayatların sahibi olan Filistinlilerin haklı davalarını geçmişin tozlu sayfalarında yazan yalan yanlış tarih ile karalamaya kalkıyorlar.

Efendim! Onlarda topraklarını Yahudilere satmasaydılar!

Bu cümle o kadar basit ve aşağılık ki, insan olanın böyle varlıklarla aynı vücudu taşıyor olmasından hicap duyduruyor.

Ölen kadınların, başları ezilen çocukların, aç ve susuz bırakılan insanların çektikleri zulmün karşılığı bu mudur?

Efendim! Onlarda şunları desteklediler, şöyle yaptılar, şu mezheptenler, şu siyasi görüştenler…

Oluk oluk akan kana ve yapılan zulme ifaden bu mu boynu devrilesice aşağılık varlıklar.

Şimdi birde şöyle tipler türedi; efendim! Neden saldırmış – mışlar, olayın buraya geleceğini bilmiyorlar mıymış, daha yiyeceklerini bile biz karşılıyorken neden İsrail’e kafa tutuyormuşlar! Sivilleri öldürmek İslam’da yokmuş!

Gel otur bakayım şuraya! Sivil dediğin kimler? Öldürüldüğünü söylediğin çocuklar nerede? Sana Allah akıl vermedi mi? Öyle ise düşünmeyecek misin?

Düşünün bir kez toprağınızı gelip gasp ediyorlar yetmiyor, sizin evlerinize yerleşiyorlar ve canları sıkıldıkça sizleri öldürüyorlar ve bunlar siviller oluyorlar öylemi?

İsrail denen lanetli kavmin sözde devletini oluşturan askeri nasıl silahlı ise, sivil dediğiniz yerleşimcileri de silahlı, erkekler nasıl askerlik yapıyorsa, kadınları da askerlik yapıyor ve bunlar çıkıp sizi öldürünce vatanını koruyor ama siz canınızı, malınızı, namusunuzu, vatanınızı korumak için öldürdüğünüzde siviller katlediliyor diye yaygara koparıyorsunuz!

Karşınızda muazzam bir güç var onlarla baş edemezsiniz diyerek mücadele etmeyi intihar görenler söyleyin sizin bakış açınıza göre Hz. Musa Firavuna, Hz. İbrahim’de Nemruta boyun mu eğmesi gerekiyordu?                                                               Kendilerince sebepler oluşturarak Gazze’de var oluş mücadelesi verenler hakkında ileri geri konuşan Müslümanlar Allah Resulü s.a.v’in şu ifadesine kulak versinler:

"Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni derde uğratır." [4]

Dünya siyasetini bilmeyenler, Yahudilerin aşağılık tarihini okumayanlar, onların planlarını sevinçle karşılayıp BOP elçisi olanlar arz-ı mevud planının gönüllü piyonları olurlar.

Unutmamak gereken önemli bir meselede kişinin beraber oldukları ile olan münasebetinin Allah indindeki hükmüdür:

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۘ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍؕ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ

“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” [5]

Rabbimizin beyanına rağmen onların planlarının parçası olanlar bilmelidirler ki, Büyük İsrail devleti kurmak adına Yahudiler planlar yapıp Nil ile Fırat arasını kendilerine vaad edile topraklar olarak ilan ederken sen bunu anlamamış bir ahmak olarak PKK’ yı konuşursun, İŞİD’i konuşursun, BOKOHARAM’ı konuşur durursun sonra başına bela gelip de evine, ırzına, vatanına el uzatıldığında aklın başına gelir ama geç kalmış olursun!

Onun için Müslüman uyanık olması ve Allah Resulünün şu beyanına kulak vermesi gerekir:

“Müminin ferasetinden sakının!. Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.” [6]

Rabbim bizlere Müminin feraseti ile bakabilecek imanı, gördüğünü uygulayacak iradeyi nasip eylesin!

Rabbim bizleri zalimlerle beraber olmaktan ve zalimleşmekten muhafaza eylesin!

Rabbim kanı ve canı ile inancı ve vatanı için mücadele eden Filistinli kardeşlerimize yardım eylesin!

Rabbim kardeşlerimizle beraber zaferin muştusunu Mescid-i Aksa’da şükür secdesi ile eda edebilmeyi hepimize nasip eylesin!

 


[1]Müsned, Müessesetu’r-rialse, 1421-2001,38/474/h. no:23489

[2] Fussilet 15

[3] Fatır 18

[4] Tirmizî, Kıyâmet, 54

[5] Maide 51

[6] Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16

Dosyalar

KARDEŞİNİN UĞRADIĞI FELAKETE SEVİNME
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş