Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

HAYASIZLIĞI YAYANLARIN SONU

Değerli Müminler:

Biz insanoğlunun en büyük hastalıklarından biri de kendisine yasaklanan bir hükmü veya kanunu çiğneme dürtüsüdür. Bu dürtümüz o kadar benliğimize işlemiştir ki, ilk insan olan Hz. Âdem babamızın haliyle de bizim cennetten uzaklaştırılıp dünya denen bu geçici hayatın çilesine, geçici zevklerine ve de zor imtihanına katlanmamıza sebep olmuştur.

Evet! Diyebilirsiniz ki, Allah bizi dünya hayatı ile imtihan etmek istedi sebepleri de  halk eyledi. Ancak bunu diyenlerin unuttukları nokta Rabbimiz tutup da Hz. Âdem’e yasakladığı şu meyveyi ye demedi!

Hani bugün bazı kadercilik oyunu oynayanların dediği gibi “biz ne yapalım Rabbim öyle diledi bizde öyle yaptık” yalanı ile kendilerini kandıranlar Rabbimizin ortaya koyduğu şu hükme gözlerini ve kulaklarını kapamaktadırlar:

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ

Bu yakıcı azap, bizzat kendi ellerinizle işlediğiniz günahlar yüzündendir. Yoksa Allah kullarına asla zulmedici değildir. [1]

Allah kullarına zulüm edici olmadığını açıkça beyan ettiği halde bizler Rabbimize iftira atma yarışını girerken bize verilen utanma duygusundan sıyrılıp işlediğimiz günahlara Rabbimizi set ediyor olmamız bizim insanoğlu olarak ne kadar nankör olduğumuzu ortaya koymaktadır.

Onun içindir ki Allah Resulü s.a.v bizlere insani değerlerimizi hatırlatmak adına şu beyanı ortaya koymuştur:

“İlk peygamberlerden itibaren halkın hatırında kalan bir söz vardır: Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” [2]

Peki! Utanıyor muyuz?

Bugün yaşadığımız olaylar, ifşalar, ahlaksızlık üzerinden elde edilen menfaatler, meydanda al aşağı edemediklerini masada yok etme yoluna gidenler bizim utanmak noktasından ne kadar aşağılara indiğimizi net şekilde ortaya koymaktadır.

Oysa Rabbimiz her hususta olduğu gibi hükmünü ortaya koyarak izlenmesi gereken yolu şöyle beyan etmektedir:

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

İman edenler arasında hayâsızlığın ve çirkin işlerin yayılmasını isteyenlere dünya ve âhirette can yakıcı bir azap vardır. İşin iç yüzünü Allah bilir, siz bilmezsiniz. [3]

Bize ne kardeşim! Kim kimle beraber olmuş, kim kimi dolandırmış, kimin kimden evladı olmuş!

Boy boy resimler, altında en ince ayrıntısına kadar müstehcen anlatımlar, iç içe geçmiş hayatlar ve bundan medet uman sözde Müslüman kimlikler!

Siz hiç mi İslam’ı bilmiyorsunuz? Hiç mi Allah’ın ayetlerini, Resulünün sünnetini okumadınız? Siz hangi dine, hangi Allah’a iman ediyorsunuz?

Dünya yanıyor, Müslümanlar kan ağlıyor, Siyonistler etrafımızı ateş çemberine almış bizi teker teker avlıyor ama beyfendilerin derdi kim kiminle muhabbetinden başka bir şey değil!

Bırakın başkasının günahını ifşa etmeyi, kendi günahını ifşa edeni bile uyaran bir din ortadayken sen ne yapıyorsun bakmıyorsun!

Bak ey Müslüman Allah Resulü s.a.v ne buyuruyor:

“İşlediği günahları açığa vuranlar dışında, ümmetimin tamamı affedilmiştir. Bir adamın, gece kötü bir iş yapıp, Allah onu örttüğü halde, sabahleyin kalkıp:

Ey falan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım”, demesi, açık günahlardandır. Oysa o kişi, Rabbi kendisinin kötülüğünü örttüğü halde geceyi geçirmişti. Fakat o, Allah’ın örttüğünü açarak sabahlıyor.” [4]

Şimdi yaptıklarımızı bir tartalım biz ne yapıyoruz?

Sakın ifade ettiklerimizden şöyle bir mana anlaşılmasın!

Efendim! Siz yapılan hayasızlıkların ortaya çıkarılıp cezalandırılmasından rahatsızlık mı duyuyorsunuz?

Evet! Bir rahatsızlık duyuyoruz ama sizin duyduğunuz şekilde değil!

Rahatsız oluyoruz! Sabah kuşaklarındaki müstehcen olaylardan, dizilerdeki ahlaksızlıklardan, kanunla korunan yozlaşmışlıklardan, namazın fuhşiyattan korumadığı adamlardan evet rahatsız oluyoruz!

Kendilerine hoca diyenlerin bile “ elimde çarşaf çarşaf dosya var” diyerek karşıdakilerine tehditler yağdırdığı bu kokuşmuş ortamdan ve zihniyetten nefret ediyoruz.

Bizler biliyoruz ki, iyi veya kötü insanlara ne sunulursa o sunulan husus toplumda bir kartopu etkisi yaparak çocuğundan büyüğüne kadar tüm toplumu etkisi altına alır.

Onun içindir ki, Allah Resulü s.a.v şöyle bir kaide koyarak Müslümanları uyarmaktadır:

"Müslümanların gıybetini yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın. Çünkü her kim onların gizli hâllerini araştırırsa Allah da onun gizli hâlini araştırır ve evinde bile olsa onu rezil eder." [5]

Acaba şimdi birileri çıkıp Allah Resulü s.a.v kötülüğü, fuhşiyatı gizliyor ve bunu normalleştiriyor diyebilir mi? Nerden bilelim der mi der!

Onun için böyle bir soruyu sormaya korkuyoruz!

Bugün kanunlarla korunan fuhşiyatın üzerinden haya timsaliymiş gibi nemalananları gördükçe midemiz bulanıyor!

Oysa edep ve haya Hz. Ömer gibi olmayı gerektirir!

Nedir o edep ve hayaya konu olan olay?

Bir gece Hz. Ömer Medine sokaklarında gezerken bir evden gelen sesten şüphelendi ve duvardan atlayarak eve girdi. Baktı ki evde bir adam, yabancı bir kadınla içki içmektedir.

Hz. Ömer: "Allah düşmanı, sen Allah'a karşı isyan ederken Allah'ın seni gizleyeceğini mi zannediyorsun?" der.

Suçüstü yakalanan adam, “Ömer, ben Allah'a karşı bir suç işledim, sen ise üç tane suç işledin, diye cevap verir ve şu şekilde sıralamaya başlar :

  1. Allah, “Ayıpları araştırmayın." dedi sen araştırdın. (Hucurat, 12. ayet)
  2. Allah, "Evlere kapılarından giriniz." dedi, sen duvardan girdin. (Bakara, 189. ayet)
  3.  Allah, "Ey iman edenler, kendi evinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin." buyurdu, sen ise selamsız girdin (Nur, 27. ayet)

Hz. Ömer, "Peki, seni affedersem bir iyilik yapar mısın?"

Adam, "Evet, eğer beni affedersen bir daha bu suçu işlemem." dedi ve Hz. Ömer de onu affetti.

Ey insanların gözlerine soka soka evlerin odalarında yaşanan ahlaksızlıkları bize servis etme yarışına girenler siz rezil olduğunuzu ne zaman anlayacaksınız?

Ne zaman toplumu böyle yapmakla ifsat ettiğinizi kavrayacaksınız?

Ve ne zamana kadar daha kıldığınız namazların arkasına sığınıp kendi yaptıklarınızı başkalarının günahları ile örtmeye devam edeceksiniz?

Gelin artık yaptığımız günahlarımıza tövbe edip toplumu ifsat etmek yerine ıslah etme çabası içinde olalım.

Gelin içimizdeki arzuları gayri ahlaki oyunlarla kurgulamak yerine kurguladığımız bütün saçmalıklar için Allah’tan af dileyelim!

Diyelim ki, Rabbim kim bu toplumun ahlakı ile oynamak istiyor ve oynuyorsa onları iki cihanda da rezil eyle!

Rabbim Müslümanları yozlaştırmak için kurulan bütün tuzaklardan muhafaza eyle!

Rabbim hakça yaşayıp hak üzere kendine varanlardan olabilmeyi hepimize nasip eyle!

 

 

 


[1] Enfal 51

[2] Buhârî, Enbiyâ 54, Edeb 78. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 6; İbni Mâce, Zühd 17

[3] Nur 19

[4] Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52

[5] Ebû Dâvûd, Edeb 35; Tirmizî, Birr 85

Dosyalar

HAYASIZLIĞI YAYANLARIN SONU
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş