Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

AHİRET HAYATINI GÖRMEZDEN GELENLER!

Değerli kardeşlerim:

Kâinatta ne varsa Rabbimizin yaratmasının işaretlerini taşır ve bu işaretler kulları için varlığının bir delili olarak kendisine iman etmek için bir hükmü ortaya koyar. Ancak insanların çoğu onun açık delillerini taşıyan işaretleri gördükleri halde iman etmez veya iman etse bile manasını kavramaz.

Rabbimiz insanın bu nankör halini dile getirmek adına şöyle buyurmaktadır:

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثٖيراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِؗ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاؕ

“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler.” [1]

İnsanın kör ve sağır yaratılması bir insan için hayatın içerisinde ki güzellikleri görmek ve işitmek açısından zor bir imtihan olsa da asıl zorluk bunlara sahip olduğu halde bunca güzelliği yaradan Rabbine karşı kör, sağır ve kalpsiz olmaktır.

Nitekim tarih boyunca Rabbine karşı üç maymunu oynayan asilerin bunca güzelliği bir düzen üzere yaratan Mevlamızın düzenini nasıl yerle yeksan ettiğini hepimiz görmekteyiz.

Dünden bugüne, bugünden de yarına maalesef kâfir ve münafıkların düzlemi değişmedi ve de değişmeyecek. Burada asıl mesele kendini Müslüman olarak tanımlayanların bu asi güruh ile aynı düzlemi paylaşıyor olmalarıdır.

Eğer bizler gerçekten iman ettiysek kâinata Müslüman’ın feraseti ile bakıp imanının derecesi artanlardan olmaktır.

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ اٖيمَاناً وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ اَلَّذٖينَ يُقٖيمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَؕ 

“Müminler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığında yürekleri titrer, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda bu onların imanlarını arttırır. Onlar yalnızca rablerine güvenirler. Namazlarını özenle kılarlar, kendilerine verdiğimiz şeylerden bir kısmını Allah yolunda harcarlar.” [2]

Şimdi kendimize sormamız gereken soru şu acaba Rabbimizin ayetleri bizde imanımı uyandırıyor,  yoksa küfrümüzü ortaya çıkarıyor? Bu soru maalesef çoğunluğumuzun kendisine sormak istemediği bir soru olarak ortada dururken, bunun sonuçlarına dair hiçbir fikrimizin de olmadığı imanın feraseti ile bakan herkes için malum olan bir durumdur.

İmanın gereklerini yerine getirmeyip dünyada gerçeklere karşı kör olanların ahrette karşılaşacağı durum ise Rabbimize karşı oyun oynamaya kalkan herkese ders niteliğindedir. Rabbimiz bunu ortaya koymak adına ayetlerini peş peşe sıralayarak geç olmadan uyanmamız için uyarıları şöyle sıralamaktadır:

وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْرٖي فَاِنَّ لَهُ مَعٖيشَةً ضَنْكاً وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى 

“Kim de beni anmaktan yüz çevirirse mutlaka sıkıntılı bir hayatı olacaktır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.”

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَـنٖٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَصٖيراً 

O der ki: “Ey rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Halbuki daha önce gören biriydim.”

قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَـنَسٖيتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى 

 Allah buyurur: “İşte böyle! Sana âyetlerimiz geldiğinde onları unutmuştun, bu gün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!”

وَكَذٰلِكَ نَجْزٖي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّهٖؕ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى 

“Haktan sapan ve rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hiç kuşkusuz âhiretteki ceza daha şiddetli ve daha kalıcıdır.”

Rabbimizin beyanları ışığında hayatımıza baktığımızda ne görüyoruz? Bu soru her Müslüman’ın mutlaka kendisine sorması gereken bir sorudur!

Ancak Müslümanların hayatlarına baktığımızda en basit değerlere bile uzak olduğunu görüyoruz!

Bu değerler ki, sadece imani değil aynı zamanda insani değerler olduğu halde zulme ses çıkarmayan, zalimle iş tutan, dürüstlüğü ikinci plana atarak ahlaksız bir hayatı kendine yol edinen kimselerin İslam’dan ve Müslümanlıktan bahsettiklerini görüyoruz!

Müslümanların bu yaptıklarına karşılık Rabbimiz hepimizin anlayacağı şekilde bizlere şöyle uyarıda bulunuyor:

اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ فٖي مَسَاكِنِهِمْؕ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰىࣖ 

“Kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız onları hâlâ yola getirmedi mi? Oysa onların yurtlarında dolaşıp duruyorlar! Kuşkusuz bunlarda akıl sahiplerinin çıkaracağı dersler vardır.”

Akıl çoğunluğumuzun anladığı şekilde menfaatlerini gözetmek değil işin sonunu düşünmek olduğunu Rabbimiz şöyle beyan ediyor:

وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَاماً وَاَجَلٌ مُسَمًّىؕ 

“Eğer rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz ve belirlenmiş bir vade olmasaydı, hemen yakalarına yapışılırdı.”

Peki! Ama bize verilen mühletin ne zaman biteceğini biliyor muyuz?

Bu durumda Müslüman’a düşen nedir diye baktığımızda Rabbimiz bunu da bizlere haber vererek istikametimizi bize net şekilde çiziyor:

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّـحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى 

“Sen onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de rabbini övgüyle tesbih et; yine gecenin bazı vakitlerinde ve gündüzün iki ucunda da tesbih et ki hoşnutluğa erişesin.”

Peki! Kaçımız Rabbimizi tesbih etmek için secdeye gidiyoruz? Yapılan araştırmalar gün geçtikçe insanımızın namazdan uzaklaştığını gösteriyor. Bizlerin gözleri maalesef hep dünyalıkları elde ederek Rabbini unutan gafillerde! Hâlbuki onların elde ettikleri aldanmadan başka bir şey olmadığını Rabbimiz şöyle beyan ediyor:

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِهٖٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فٖيهِؕ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى 

“Sakın kendilerini sınamak için onların bir kesimini yararlandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine göz dikme! Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”

Bize düşen Rabbimizin bize sunduğu nimetlerin kadrini bilerek ona şükrümüzü ede etmek. Bunun yolu da Rabbimizin şu beyanına kulak vermekten geçiyor:

 

وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاؕ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقاًؕ نَحْنُ نَرْزُقُكَؕ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى 

“Aile fertlerine namazı emret, kendin de bunda kararlı ol. Senden rızık istemiyoruz; asıl biz seni rızıklandırıyoruz. Mutlu gelecek, günahlardan sakınanların olacaktır.”

Bu gerçekleri görmek istemeyenler hep bir bahane ile kendini kandırır. Nitekim birçok kimsenin Rabbimizin emirlerine karşı hep bir delil isteme yolu ile kendilerini kandırmakta olduklarını gördüğümüz gibi, bu noktada Rabbimizin beyanınıda da görmekteyiz:

وَقَالُوا لَوْلَا يَأْتٖينَا بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّهٖؕ اَوَلَمْ تَأْتِهِمْ بَيِّنَةُ مَا فِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰى

“O, rabbinden bize bir mûcize getirseydi ya!” dediler. Peki önceki sahifelerde bulunan açık kanıt onlara gelmiş değil mi? 

وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِهٖ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى 

Eğer biz bundan önce onları bir azapla helâk etmiş olsaydık mutlaka şöyle diyeceklerdi: “Ey rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, şu zillet ve rezillik başımıza gelmeden önce ona uymuş olsaydık.”

قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى 

De ki: “Herkes beklemekte, siz de bekleyin bakalım. Dosdoğru yolda yürüyenler kimmiş ve hidayete erenler kimmiş, yakında anlayacaksınız!” [3]

Yakın olan bize ulaşmadan önce ibadet hayatımıza çeki düzen vermek, Filistin’de ve doğu Türkistan’da olanlara karşı harekete geçmek, zalimlere karşı mazlumun yanında yer almak zorundayız. Aksi takdirde bize uzak zannettiğimiz son gelirde kâfirler gibi mühlet istemek zorunda kalabiliriz!

Hâlbuki Rabbimizin emri hak olduğunda bundan kaçışın ve kurtuluşun mümkün olmadığını Yüce Allah net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Rabbim hepimize doğru yolda kalmamızı sağlayacak iman nasip eylesin!

Rabbim hidayeti kararak helak olanlardan olmaktan bizleri muhafaza eylesin!

 


[1] A’raf 179

[2] Enfal 2 - 3

[3]Taha 124 - 135

Dosyalar

AHİRET HAYATINI GÖRMEZDEN GELENLER
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş