Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

KİM DAHA ZALİM?

Değerli Müslümanlar:

Rabbimiz kâinatta bulunan her şeyi şaşmaz bir düzen üzere var ederken, insanoğluna bu sistemi devam ettirme görevini vererek düzenin bozulmasına sebep olacak hususlardan kendisini men etmiştir.

Kendisine verilen bu görevi bilmesi gereken insanoğlu çoğu zaman Rabbinin bu hükmüne karşı gelerek zalimleşmiş ve Rabbimizin şu uyarısı ile karşı karşıya kalmıştır:

وَهُوَ الَّـذٖٓي اَحْيَاكُمْؗ ثُمَّ يُمٖيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيٖيكُمْؕ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ

“Size hayat veren, sonra sizi öldürecek ve sonra sizi diriltecek olan da O’dur. İnsan gerçekten pek nankördür.” [1]

Peki! İnsan nasıl olurda kendisine verilen her nimetin var edicisi olan Rabbine nankörlük eder?

İşte bu soru bugün insanın sorgulaması gereken en önemli sorudur! Onun izni olmadan ne güneş doğar, ne sabah olur. Ne yağmur yağar, ne de yerden ot biter!

Bu ifadeleri tam manası ile söylemeye ve hepsini ifade etmeye niyet etsek buna ne ömrümüz, ne de cümlelerimiz yeter! Nitekim Rabbimiz bunu ifade ederek şöyle buyurmaktadır:

“Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” [2]

Tükenmek bilmeyen bir ilmin, yaratmakta kudretli bir gücün, akıl verip düşünmesini emrettiği kimseler olarak ne kadar ibret alıp Rabbimizin sözlerini dinliyoruz diye soracak olsak bu hususta ilk sınıfta kalacak olanlardan birinin de Müslümanlar olduğunu görmek beklide bizleri en çok yaralayan hususlardan biri olmaktadır.

İnsan dünyada var edildiği günden beri hak ile batılın savaşında tarafını seçmekte sıkıntı çeken sözde Allah’a iman etmiş kimseleri görmekten ve yalan sözlerini duymaktan öyle sıkıldık ki!

Rabbimiz hak safında batıla karşı savaşın diyor biz zalime meylediyoruz, yapmayın buyuruyor biz yapıyoruz, şeytana tabi olmayın diyor biz oluyoruz ama sorulunca biz Müslümanız diyoruz!

Peki! Ama biz kitabımızı hiç okumuyor muyuz? Rabbimiz;

اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذٖينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّٖينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

“Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” [3] buyuruyorken biz bu ifadeleri üzerimize almıyoruz!

Allah Resulü s.a.v;

“Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.”buyurunca

Bir adam:

– Ya Resûlallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? dediğinde. Peygamberimiz:

– “Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir” [4] buyurmakta

Ama bizler böyle yaparsam neler kaybederim bir bilseniz masalı ile zalimle iş tutmaya devam etmeye ve kardeşine veya kardeşlerine en büyük ihaneti yapmaktadır.

Efendim! Ticaret yapmayalım mı? Rızkımızı kazanmayalım mı? Yapılan antlaşmalara uymayalım mı? Vesaire, vesaire…

Bu söylemler tam bir şark kurnazlığıdır!

Türk dil kurumu şark kurnazlığını ifade ederken şöyle tanımlama yapıyor:

“Kişinin anlayış, görgü ve davranış gibi özellikleri çerçevesinde zamana yayma, boş vermişlik, neme lazımcılık içeren uzun vadeli planlar yaparak bir işte karşı taraftan istediğini elde etme işi.”

Tamda bugün İslam dünyasındaki sahtekârları ifade edecek bir yorum getirmiş Türk dil kurumu.

Tabi bu sözde Müslümanlar sadece günümüzün meselesi değil tarih boyunca bunun örnekleri çokça görülmüş ve bu kimseler kendilerini aklamak adına kendileri gibi sahtekâr âlimlerden fetvalar almayı da ihmal etmemişlerdir.

Anlattığımız konuya bir örnek olması açısından tarihte geçen bir olayı ifade etmek istiyorum:

Bir terzi Abdullah bin Mübarek'e gelerek;

  • Efendim ben sultanların elbiselerini dikiyorum, acaba onların yardımcılarından olmamdan korkar mısın?” diye sorar.

Abdullah bin Mübarek:

  • Hayır, zalimlerin yardımcıları, ancak sana iğne ve iplik satan kişidir. Sen ise zalimin ta kendisisin.” diye cevap verir. [5]

Bugün dünyada Müslümanlara karşı kan ve gözyaşının hâkim olduğu zulümler olurken diğer sözde Müslüman ülke ve halkların terzi gibi kendilerine yol aradıklarına şahit oluyoruz. Öyle ki ;

  • Düşmana bilgi ve istihbarat sağlayan üsler
  • Lojistik sağlayan havaalanları
  • Yakıt sağlayan gemiler
  • Yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlayan ulaşım araçları
  • Katilleri yetiştirmek için imkân sağlanan eğitim alanları

Bu ve benzeri ihtiyaçlarını sağladıkları katil ve zalim ülke ve kişilerin dünyaya barış ve demokrasi getireceğine inanmak veya böyle ifadeler ile kendilerini kurtaracağını zannetmek tam bir akıl tutulmasıdır.

Nitekim Allah Resulü s.a.v’ in şu ifadeleri kendilerini kandıranlara açık bir uyarıdır:

“Zulme yardımcı olan kimse, kuşkusuz Allah’ın gazabına uğrar.” [6] “İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın onları genel bir azaba uğratması kaçınılmazdır.” [7]

Efendim! Bizde gittiğimiz yolun doğru olmadığını biliyoruz ama gücümüz yetmiyor! Onların gazabından korunmak için onlardan gözükmek zorundayız diyen sahtekârlar bakın Rabbimiz ne diyor:

وَلَا تَرْكَـنُٓوا اِلَى الَّذٖينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ

“Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!” [8]

Hazır mısın yanmaya? Değilim diyorsan Allah Resulünün şu beyanına uymak zorundasın:

 “Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zalimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalplerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrailoğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder” [9]

Şimdi soralım kendimize bugün Doğutürkistan, Filistin ve benzeri İslam beldelerinde akan kan ve yapılan zulüm sebebi ile bunun baş müsebbibi olan Siyonistler gibi lanetlendik mi? Lanetlenmedik mi?

Öyle lanetlendik ki, komşumuzu vurmaya gelen katile evimizin kapısını açtık, komşumuza bakan penceremizi açtık, katilin silahını yağlayıp iyi görsün diye dürbününü temizledik, rahatlasın diye de ona masaj yapıp “hadi sen bu işi yaparsın” diyerek yüreklendirdikten sonra;

 Efendim! Ben ne yaptım ki! Diyorsun. Bu suça yardım ve yataklık ve teşviktir. Bu eylemin sonucu katilin suçu ile aynıdır.

Rabbimiz bunun sonucunu açık bir şekilde şöyle beyan ediyor:

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِداً فٖيهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَاباً عَظٖيماً

“Kim de bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” [10]

Bizde buradan bütün zalimlere ve işbirlikçileri haykırarak diyoruz ki;

“ Zalimler için yaşasın cehennem!”

Rabbim bizleri zalim olmaktan, zalimle iş tutmaktan, cehennem ehli olmaktan muhafaza eylesin!

Rabbim ne pahasına olursa olsun kardeşleri ile aynı safta olmayı bizlere nasip eylesin!

Rabbim yoldan çıkmışlara ölmeden önce yola girecek imanı nasip eylesin!

 


[1] Hac 66

[2] Lokman 27

[3] Mümtehine 9

[4] Buhârî, Mezâlim 4; İkrâh 6. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 68 

[5] Gazali, İhya, Yeme İçme Adabı Bölümü

[6] Ebû Dâvûd, Kadâ, 14.

[7] Ebû Dâvûd, Melâhim, 17.

[8] Hud 113

[9] Ebû Dâvûd, Melahim, H. No: 4336

[10] Nisa 93

Dosyalar

KİM DAHA ZALİM
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş