Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

RİYASUZSALİHİN DERSLERİ | SABIR 1.BÖLÜM

SABIR 1.BÖLÜM

Değerli kardeşlerim:

Bizler bu dünyaya kulluk vazifemizi yerine getirmek için gönderildik. Kul olarak ilk görevimiz Allah’ın varlığını ve bir olduğunu kabul etmektir. Şu hususu unutmamak gerekir ki bu dünyada yaşadığımız her şey bize verilen imtihanın bir parçasıdır. Bu imtihanın içerisinde en önemli yeri ise olaylar karşısında sabır gösterme hususundaki ortaya koyduğumuz iradedir.

Ancak sabır denilince toplumda algılananın aksine yaşanılan olayda hareketsiz kalıp, hiç bir şey yapmamak değil, aksine doğru olan yolda mücadele etmedeki kararlılığın adıdır sabır.

Rabbimiz bu hususu ortaya koyarken şöyle buyurmaktadır:

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا

Ey iman edenler, sabredin. Birbirinizle sabırda yarışın... [1]

Ayetten anlıyoruz ki, sadece sabır göstermekle görevimizi ifa etmiş olamayız, bunun yanında başkalarına da sabrı öğütlememiz gereklidir.

Nasıl ki Rabbimiz ilahi emrinde “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” hükmü ile bir ve beraber olmamızı emrediliyorsa, aynı görev sabır göstermede de söz konusudur.

Şu unutulmamalı ki, birlikten güç doğar ve zor gözüken görevler kolay hale gelir.

Diğer emirlerde olduğu gibi sabırda da birliğin manasına bakıldığı zaman şunu görürüz; kimi zaman bireylerin gardları düşebilir, tökezleyebilir. Bu gibi durumlarda onu kolundan tutup kaldıracak kimselerin olması yaşadığı zorlu zamanları kolay atlatmasına vesile olur.

Nitekim Rabbimiz Asr süresinde sabrı tavsiyede edenleri kurtuluşa erenlerden sayarak bu konunun Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu noktada Rabbimiz bizi çeşitli vesilelerle imtihan ettiğini belirterek sabrın bir tavsiye değil zorunluluk olduğunu ortaya koymaktadır:

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِؕ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَۙ

And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden

eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.[2]

Rabbimiz ilahi vahyinde ifade ettiği hususlardan olan korkuyu iliklerimize kadar hissettiğimiz bir gerçektir. İmtihan ise korku karşısında Rabbimize mi, yoksa güç sahiplerine mi boyun eğdiğimiz meselsidir.

Yaşadığımız dünyada birileri doymayacakmış gibi karnını duyururken, dünyanın muhtelif yerlerinde insanlar açlıktan ölüyor. Müslüman ikisi arasındaki dengeyi sağlamakla imtihan olurken ne görevler üstlenmesi gerektiğini Rabbimiz ayetleri ile Allah Resulü de sünneti ile ortaya koymaktadır.

Yaşadığımız hayat içerisinde ayet-i celile de ifade edilen hususları çeşitli vesilelerle yaşadığımızı hepimiz tecrübe ettiğimiz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

Bize düşen yaşanılan ne olursa olsun alanında, vereninde Allah olduğu gerçeğini kalbimize kabul ettirip, Rabbimize teslim olmaktır.

İşte o zaman Rabbimizin müjdelediği kulların zümresine dâhil olacağımızı ve mükâfatımız ne olacağını Allah c.c şöyle ifade ediyor:

اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ

...Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir. [3]

Rabbimizin hesapsız ifadesi dikkat çekicidir. Birçok ibadet için alınacak sevap ifade edilirken bu hususta hesapsız olarak verilir diyerek Rabbimizin geniş hazinesine işaret edilmektedir.

Rabbimiz bu yolda mücadele edenlerin katındaki değerini yükseltecek bir diğer kıstas da şöyle ortaya koyuyor:

وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ

Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette yapılmaya değer işlerdendir. [4]

Bazen insan en yakınlarından bile darbe yiyebilir. Bu kimseler ana ve babanız olabilir, eşiniz olabilir, çocuklarınız olabilir. Ancak mesele sabırla yapılan yanlışlara karşı iyi yanlarını görebilmek ve bağışlayabilmektir. İşte buda nefse en ağır gelen hallerdendir.

Nefsin ağırlığını yenmek ve Rabbimizin rızasına giden yolda azimle ve kararlılıkla yol yürümenin yolunu da yine Rabbimizin ifadelerinde görüyoruz:

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اسْتَعٖينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِؕ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرٖينَ

Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir. [5]

Rabbine boyun eğip, secde etmede sabır gösteremeyen bir kulun yaşadığı olaylarda sabır göstermesi mümkün değildir.

Ve Rabbimiz bir vaat de bulunuyor:

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِدٖينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِرٖينَۙ

And olsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz... [6]

Rabbimizin ifadesi gösteriyor ki, etliye, sütlüye dokunmadan yaşayıp cennet bekleyenlere açık bir şekilde hayal kurmayın mesajıdır bu…

Bir Müslüman Rabbimizin ifade ettiği cihad’ın ne olduğunu anlamadan ve yaşamadan cennet sadece hayalden ibaret bir yer olarak kalacaktır.

Bu mücadelenin nasıl olması gerektiğini Allah Resulü s.a.v de şöyle ifade ediyor:

Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillâh sözü, mizanı doldurur. Sübhânallâhi ve’l-hamdülillâhi ifadeleri de yerle gök arasını doldurur. Namaz, nurdur. Sadaka (samimiyete) delildir. Sabır, aydınlıktır. Kur’an, senin lehine yahut aleyhine hüccettir. Herkes sabaha çıkar ve (gün boyu yaptıklarıyla âdeta) nefsini satarak ya kazanır yahut kaybeder. [7]

Allah Resulü s.a.v dünya hayatının geçiciliğini bize hatırlatıp dünyaya tamah etmeyenlerin değerleri şöyle ortaya koyuyor:

Ensardan bir grup, Allah Resûlü’nden mal istediler; o da verdi. Tekrar istediler, yine verdi. Nihayet yanındaki mal bitti. Elinde olan her şeyi verdikten sonra onlara şöyle dedi: Yanımda bir şeyler daha olsaydı, onları da sizden esirgemezdim. İstemekten sakınanları Allah iffetli kılar. Tok gözlü olanları da Allah zengin eder. Sabretmek isteyenlere, Allah sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir şey verilmemiştir. [8]

Allah Resulünün elindeki malı gelenlere vererek dünya hayatının da, malının da geçici olduğu mesajını vererek dünyadan ahrete götürülecek güzel ameller yapmayı bize tavsiye ve emir buyuruyor.

Bu demek değildir ki Müslüman dünyadan nasibini almasın, zengin olmasın!

Bizim meselemiz dünyaya bağlanmama meselesidir. Yoksa bizim Zengin ve cömert Müslümanlara her zaman ihtiyacımız vardır.

Unutulmamalı ki, sabır insanı yoran ama yorarken de pişiren ve sonunda hedefe ulaşmakla memnun eden ilahi bir meziyettir.

Rabbim bizlere sabrı kuşanmayı nasip eylesin!

 

https://youtu.be/Guzqyv76K38

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


[1] Âl-i İmrân, 3/200

[2] (Bakara, 2/155)

[3] (Zümer, 39/10)

[4] (Şûrâ, 42/43)

[5] (Bakara, 2/153)

[6] (Muhammed, 47/31)

[7] ( Müslim, Tahâret, 1)

[8] (Müslim, Zekât, 124; B6470 Buhârî, Rikâk, 28)

 

Dosyalar

Sabır 1 Ders
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş