Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

8. DERS | MÜSLÜMANLARA YAPILAN İŞKENCELER 1.BÖLÜM

Değerli kardeşlerim:

Tarih boyunca doğru ve hak olanı kim getirmişse muhakkak zulme uğramıştır. Dün böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacaktır.

Ne şeytanın askerleri boş duracak, ne de hak davanın erleri olarak bizler vazgeçeceğiz. Rabbim bizleri hak davanın neferi eylesin!

Bir önceki dersimizde peygamber efendimize yapılan zulümlerden bahsetmiştik. Bugün ise ashabına yapılan işkencelerden bahsedeceğiz.

İlk bahsedeceğimiz sahabe efendimiz Mekke şehrinin tanınan ve sevilen aynı zamanda Allah resulünün Sadık dostu Hz. Ebu Bekir olacak

Müslümanların sayısı 38’e ulaştığında Hz. Ebu Bekir efendimiz ısrarla Kâbe’ye çıkıp orada açıkça ibadet etme arzusunu ortaya koyuyordu.

Allah Resulü s.a.v henüz az olduklarını söylese de ashap’ta bu arzu içinde olunca onların isteğine onay verdi.

Allah Resulü s.a.v ‘ in onay vermesi ile ashap Kâbe'ye gittiler ve Hz. Ebu Bekir insanları İslam’a davet etti.

Müşrikler bu davet ve meydan okumaya karşın hiddetle Müslümanlara saldırırken en azılıları Hz. Ebu Bekir efendimize saldırdılar. Utbe ibn Rebia Hz. Ebu Bekir’in göğsünün üstüne çıkarak suratına ayakkabı ile vurarak yüzünü tanımaz hale getirdi.

Teymoğulları bu durum kaşısın da daha fazla dayanamayıp kavminin önde geleni olan Hz. Ebu Bekir efendimizi kurtarıp bezin içinde evine getirdiler.

Teymoğulları eğer Hz. Ebu Bekir’e bir şey olursa Utbe’yi öldüreceklerdi söylediler.

Hz. Ebu Bekir efendimiz ise uyanınca kavminin aksine Allah Resulü nü sorunca kavmi onu ayıplayıp evi terk ettiler.

Hz. Ebu Bekir annesi ÜmmülHayr’a peygamberi sorunca “ Arkadaşın ne yaptı bilmiyorum “deyince Hattab’ın kızı Ümmü Cemil‘e gitmesi istedi.

Ümmü Cemil Müslümanlığı gizlediğinden emin olmak için ilk önce Hz. Ebu Bekir’i tanımadığını söylese de sonradan şüpheli bir durum olmadığını anlayınca Hz. Ebubekir’in yanına gelip durumu müşahede etti.

Bitkin bir durumu olan Hz. Ebu Bekir’e annesi ve Ümmü Cemil bir şeyler yemelerini söyledilerse de “ Vallahi peygamberin iyi olduğunu görmeden asla yemek yemeyeceğim “dedi.

Annesi ve Ümmü Cemil Hz. Ebubekir’in koluna girerek Darul Erkam’a gittiler ve peygamberle buluştular,  Hz. Ebu Bekir annesi için peygamberden dua istedi. Annesinin yumuşak huylu olduğunu söyleyerek ona İslam’ı tebliğ etmesini istedi. Allah Resulü İslam’ı annesine tebliğ edince oda Müslüman oldu.

Dost olmanın nasıl olması gerektiğine en güzel örneklerden biridir Hz. Hz. Ebu Bekir’in dostluğu

Bu mücadelede en çok sıkıntıyla karşı karşıya olanların kimler olduğuna baktığımızda bunların maddi durumu olmayıp kabilesi olmayanlar olduğunu görmekteyiz.

Bu kimselerin en başında da Hz. Bilal gelmektedir.

Hz. Bilal İslam’ı ilk seçen yedi kişiden biri olarak karşılaştığı işkencelere karşılık taviz vermeyen bir yiğittir.

Hz. Bilal Habeşli bir köle idi ve müşriklerin azılarından Ümeyye İbni Halef’in kölesiydi.

Bir gün namaz kılarken Ümeyye’ye yakalanınca inancı ortaya çıkmış oldu.

Dininden dönmesi için kızgın kumların üzerine yatırılarak üstüne ağır taşlar koydular, vücuduna türlü işkenceler yaptılar.

Hz. Bilal’i sokak sokak gezdirerek çocuklara taşlattılar.

Ondan istedikleri en azından peygambere ufakta olsa hakaret etmesiydi. Ama onun her seferinde Ehed Ehed diye cevap verip Allah’ı birlemesi karşısında Ümeyye çaresiz kalmıştı.

Ümeyye Hz. Bilal’in karşısında öyle çaresiz kaldı ki Hz. Ebu Bekir’in ona Hz. Bilal için kırk dirhem vermesini fırsat bilerek düşünmeden onu ona sattı. Hz. Ebu Bekir’de onu azat etti.

Peygamberin yanık sesli müezzini olan Hz. Bilal ömrü boyunca bütün gazalara katılan büyük bir şahsiyettir ve önderlerden biri olmasının en büyük nedeni iradesi ve azmidir.

Bir başka zorlu imtihan ve işkencede İslam’ın ilk şehitleri olan Yasir ailesine yapılan işkencelerdir ve bu işkenceler de Hz. Bilal’e yapılanlardan aşağı değildir.

Ammar bin Yasir ilk Müslümanlardandı, durumundan şüphelenen ailesine İslam’ı anlatması ile anne ve babası da İslam’ı kabul ettiler.

Ammar ailesinin durumuna baktığımız zaman baba Yasir Yemen’den gelen Ebu Huzeyfe’nin himayesinde Mekke’ye yerleşen bir kimseydi. Ebu Huzeyfe cariyesi Sümeyye ile onu evlendirmiş böylelikle Ammar dünyaya gelmişti.

Anne ve baba köle olmamalarına rağmen Ebu Cehil’in ailesinin himayesinde olması onlar açısından zor bir durumdu. Çünkü hür olmalarına rağmen köle muamelesi görüyorlar ancak köle gibi de alınıp satılmıyorlardı.

Ebu Cehil bunların Müslümanlığını öğrenince onları direklere bağladı, yetmedi kafalarına kadar toprağa gömdü.

Ebu Cehil Sümeyye annemize peygamberimize aşık olduğuna dönük iftirada bulundu.

Dinlerinden dönmeleri için her türlü işkenceyi yaptı.

Hz. Ebubekir onlar için çok uğraştıysa da köle olmadıkları için çabaları boşa çıktı.

Hz. Ebu Bekir efendimiz imkânlarını kullanıp yedi kişinin kölelikten azad olmasına vesile olduğu halde ammar ailesinin durumundan dolayı elden hiçbir şey gelmşyordu.

Hz. Peygamber Yasir ailesine sabır tavsiyesinde bulunuyor ve cenneti onlara müjdeliyordu.

Sümeyye annemiz Hz. Peygambere aşık olduğunu iddia eden Ebu Cehil’in yüzüne tükürünce Ebu Cehil onu mızrakla öldürdü ve çok geçmeden Yasir’de yapılan işkencelere dayanamayarak şehit düştü.

Daha uzun süre işkencelere katlanan Ammar kendisine peygambere azda olsa hakaret etmezse kurtulamayacağını söylediler.

Yapılan işkencelere dayanamayan Ammar mecburen peygambere hakaret edince kendisi saldılar.

Ammar ağlaya ağlaya peygambere gelerek durumu ifade edince şu ayeti celile nazil oldu:

مَن كَفَرَ بِاللّهِ مِن بَعْدِ إيمَانِهِ إِلاَّ مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالإِيمَانِ وَلَكِن مَّن شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ اللّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Her kim imanından sonra Allah'a küfrederse kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan başka ve kim küfre göğsünü açarsa, onların üstüne kesinkes Allah'tan bir gazap iner ve onlara büyük bir azap vardır. [1]

Böylelikle Rabbimiz Ammar’ın imanını ayetle ortaya koymuş oldu.

 Allah Resulü Ammar’a yapılan bu işkencelerle ölmeyeceğini çok uzun bir yaşam süreceğini ve ölümün azgın bir toplum tarafından bir bardak süt içtikten sonra olacağını haber verdi.

Bunun bir sonucu olarak Hz. Muaviye ile Hz Ali arasındaki savaşta Hz. Ali tarafında iken ölmesi o savaşın bitmesine vesile olmuştur. Çünkü herkes bu ifadeyi bildiğinden azgınlık yapanların kimlerolduğu ortaya çıkmış ve hak ayan olmuş oldu.

Anlattığımız konudan alınacak ibretlere gelecek olursak:

  • Az bir şeyde taviz veren Müslümanlara ortaya koyduğumuz beyanlar nasıl direneceğini gösteren en açık göstergelerdir.
  • İman güçsüzü güçlü, güçlü imansızı da güçsüz hale getirdiğini görmekteyiz
  • Hak için çile çekenlerin rahat takipçileri olan bizlerin nasıl hesap vereceğini hesaplaması gerektiği meselesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.

Rabbim bizleri istikametten ayırmasın!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


[1] Nahl 106

Dosyalar

8. MÜSLÜMANLARA YAPILAN İŞKENCELER 1.BÖLÜM
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş