Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

EN TEHLİKELİ YANLIŞ DOĞRUYA EN YAKIN OLANDIR

Değerli Müslümanlar:

İman etme şerefine nail olmuş bizler bilmek zorundayız ki! Bizim değer yargılarımız ve doğrularımız ancak Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünneti üzerinedir.

Eğer bir kimse kendini Müslüman’ım diye vasıflandırıyorsa şu soruları kendine sormalı:

Neye inanıyorum?

Kimi örnek alıyorum?

Karşılığında ne bekliyorum?

Biz gerçekten inanmış Müslümanlar isek bu sorulara cevabımız şu olmalıdır:

Allah’a inanıyorum, Resulünün yolundan gidiyorum,  Rabbimin rızasını umarak cennete gitmeyi hedefliyorum.

Bakıldığında kısacık bir cümle belki! Ama kalbi ile bakan herkesin göreceği içinde çok derin manalar barındıran bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

Maalesef üzülerek görüyoruz ki!  Biz Müslümanların geldiğimiz noktada, kime inanacağını bilmeyen ve de umursamayan, örnek alacağı yeri bilmeyen, ahret için bir beklentisi olmayan ama adı Müslüman olan bir toplum haline geldik.

İşin daha acı tarafı ise dışarıdan bakıldığında örnek alınacak kimseler sanılan birçok kimsenin imanının sadece ağızlarında olduğu gerçeğidir.

 Bu kimseleri Allah Resulü s.a.v şöyle ifadeyi ediyor:

Aranızda öyle bir grup ortaya çıkacaktır ki, namazınızı onların namazları, oruçlarınızı onların oruçları ve diğer amellerinizi de onların amelleri yanında az göreceksiniz. Onlar Kuran okurlar, fakat okudukları boğazlarından aşağıya geçmez. Onlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar. [1]     

Şimdi bakıyoruz da kisvesi Müslüman olan bazıları İslam’a açıkça saldırılar olurken, onlar kendi menfaat ve çıkarları uğruna Allah’ın haram kıldığı şeyleri helal haline getiriyorlar, birisi onlara “ya siz yanlış yapıyorsunuz” dediği zaman da “bizden iyi mi biliyorsunuz” diyorlar.

Şunu unutmamak lazım ki! En tehlikeli yanlış, doğru gözüken ve doğruya yakın olan ifadeler ve davranışlardır.

Şu halimize bir bakın!

Tesettürlüymüş gibi görünen giyinik çıplaklar, faizle iş yapan hacılar, kumarı onaylayan hocalar, siparişle fetva veren sözde âlimler.

Hani bir tabir vardır ya! O kadar çok yanlış var ki! Hangisini düzeltelim.

İşin garip tarafı ise bu yanlışları anlatanların seslerini kesenlerin İslam'ı referans alanların olmasıdır.

İslam'ı referans alanların en büyük destekçileri de onlara karşıymış gibi yapan karşı mahallenin sözde çağdaşlarıdır.

Ne zaman Müslümanlar uyanacak olsa, al gülüm ver gülüm bir kavga ile Müslümanların gözlerine perde indirilerek doğruları görmeleri engellenmektedir.

Bunun sebebi ise hakkı söylemesi gereken ve toplumun önderleri konumundaki âlimlerdir.

Allah Resulü s.a.v o âlimlerin durumunu ahir zaman haberleri arasında şöyle ifade ediyor:

Öyle bir zaman gelecek ki okumaya meraklı kurralar çoğalacak; Fakihler (dini anlayıp yaşayan âlimler) azalacak bu suretle ilim çekilip alınacak ve herç çoğalacak.

Ashab-ı kiram:

Herç nedir ey Allah’ın resulü? Diye sorulunca şöyle buyurdular:

Birbirimizi öldürmenizdir. Daha sonra öyle bir zaman gelecek ki insanlar Kuran okuyacaklar, okudukları boğazlarından aşağı geçmeyecek. [2]

Allah Resulü s.a.v in ifadesi ile âlimlerin Allah’ın kitabını anlamayıp dünyalık çıkar için araç yaptıklarında, insanların durumu da şöyle olacak:

Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay insanların haline! Kişi mümin olarak sabahlarda akşam kâfir oluverir. Birtakım insanlar dinlerini küçücük bir dünya menfaati karşılığında değiştiriverirler. İşte öyle zamanda dinine sıkıca sarılan kişi, elinde kor ateşi tutan kimse gibidir. [3]

Ey Müslüman’ım diyen kardeşim! Şimdi soru şu: o kor ateşi elinde tutmaya talip misin?

Talipsen dine saldıranla, onu korumayanı göreceksin, ilmi çıkar aracı haline getireni göreceksin, makamları için inançlarından taviz verenleri göreceksin, makamlarını koruyanları ayakta tutmak için dine saldıranları da göreceksin.

Sorarım size değerli kardeşlerim!

Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede nasıl olur da inancımıza saldırmaya cüret edilir. Nasıl olurda Peygamberime hakaret edenlere kırmızı halı serilir, nasıl olur da inancının gereklerini söyleyenler linç edilir, daha ilginç olansa nasıl olur da Müslümanlar dinini anlatan ve yaşamaya çalışanlara sahip çıkmaz.

Şunu net bir şekilde ortaya koymak gerekiyor ki!

Her ne olursa olsun, ne karşılık verilirse verilsin, bizler hak için mücadele etmek zorundayız ve de edeceğiz.

O zaman göreceğiz ki! Peygamberime hakaret eden bir derginin editörü bu ülkeye ayak basamayacak, Müslümanları katledenler bizim kürsülerimizde konuşamayacak ve de alkışlanamayacak, zulümden kaçanlar zalimlere teslim edilemeyecek.

Artık bırakın akıllı telefon mücahitliğini! Bir cuma mesajı göndermekle, bir hadis paylaşmakla, bir ayet yazmakla bu işler olmaz!

Tarih çok Mücahit gördü ama sonlarının nasıl olduklarına da şahit oldu.

Varsa babayiğit hak için bir eline güneşi, bir eline de ayı alabilecek imanı taşısın!

Kuru gürültüyle, mahalle kabadayılığıyla, Müslümanlığı yaşamaya kalkarsan, daha çok Müslüman Mahallesi’nde salyangoz satarlar!

Rabbim bizlere gerçek iman sahibi olanlarla beraber olmayı nasip eylesin!

Rabbim hakkı, batılla karıştırmaktan bizleri muhafaza eylesin!

 


[1] Buhari, fedailü’-kur’an, 36

[2] Hâkim, müstedrek, IV,504/8412

[3] Ahmed, II,390

Dosyalar

en-tehlikeli-yanlis-doruya-en-yakin-olandir
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş