Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!
Güncel Vaazlar Kitabımız Satışta!

BEDENLERİMİZ REKLAM TABELASI DEĞİL

Değerli kardeşlerim:

Bizler yaptığımız yanlışlarda suçu şeytana atarak kendimizi temize çıkarmaya çalışırız. Oysa iblisin şeytana dönüşmesine sebep olan amelinin ne olduğuna da çokta bakmayız.

İblisi şeytana dönüştüren süreç gerçeği bildiği halde egosunu tatmin etmek adına gerçeği gizlemesi ve kendini var edip bütün nimetleri kendine bahşeden Rabbine karşı delil getirmeye çalışmasıydı.

Dün ve bugün insanlığın düştüğü de aynı girdabın dalgaları olduğunu söylemek yaşanılan gerçeği ortaya koymak adına yerinde bir cümle olacaktır.

Evet! Şeytan bizim düşmanımız ve Rabbimizin ifadesi ile;
Şeytan “Sonra onlara mutlaka önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de onların çoğunu şükredici bulamayacaksın” dedi.[1]

Bunun bir neticesi olarak Rabbimiz bize şöyle bir uyarıda bulunuyor:

“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin! Kim şeytanın adımlarını takip ederse şüphesiz ki, o edepsizliği ve kötülüğü emreder!” [2]

Şeytanın en büyük ve en tehlikeli tuzağı ise kadını bir meta haline getirip erkeği onun peşine takarak toplumun ahlaki ve dini temellerini yıkmasıdır. Nitekim Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır:

"Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı hiçbir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım." [3]

 Buradaki "fitne", kadının kötü olması değil, erkeğin ona olan düşkünlüğü nedeniyle harama düşme riskidir.

Rabbimiz bu haramı ortadan kaldırmak ve şeytanın tuzağını boşa çıkarmak adına Müslüman kadınların yerine getirmesi gereken görevi şöyle beyan etmektedir:

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا

Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. [4]

Bugün bu ayetin manasının Müslümanlığı en iyi yaşadığını söylediğimiz kesimlerde dahi anlaşılmıyor olması belki de yaşadığımız en tehlikeli fitne olduğunu söylemek yanlış bir ifade olmayacaktır.

Allah Resulü bu duruma işaret ederek günümüzün muhafazakâr güruhuna işaret ederek şöyle bir bayanda bulunuyor:

"Kıyamet alametlerinden biri de... giyinik çıplak kadınlar olacaktır." [5]

Başlarındaki başörtüsü kişiyi zinadan, içkiden, kumardan alıkoymuyorsa, aynı şekilde erkeğin yüzündeki sakalı kişiyi zinadan ve kötülüklerden alıkoymuyorsa ortada bir yanlış yok mudur?

İş öylesine çığırından çıktı ki, para için, şan şöhret için, dünyalık ziynetler için Allah’ın kutsal olarak bize bildirdiği kâbesinin etrafında bile bunları yapan insanlar türedi.

Bazı duyumları veya yaşananları anlatmak ve ifade etmek bir hayli zor! Müslümanım diyenler İslam’ın kutsal saydığı mabetleri bile arzularına alet ettiğini görmek başımıza gelen belaların nedenini açıklamak için yeterli olacağı kanaatindeyim.

Arzuları ve şehveti kamçılayan en önemli etken ise kadının bunun aracı haline getirilmesidir. Cennetin ayakları altında olduğu analar ortadan kaldırılıp her şeyin mümkün olduğu kişilikleri ortaya koyan her türlü iletişim aracı bugün bizim için bir nimet değil zilletin taa kendisidir.

Oysa Allah Resulü s.a.v bizleri uyararak nokta atışı bir ifade ortaya koyuyor:

"Kadın avrettir(Gizli olması gereken bir emanet). Dışarı çıktığında şeytan onu süslü gösterir..." [6]

İşte bunun sonucudur bugün yaşanan her türlü kötü ve çirkin olayın sebebi!

Oysa Rabbimiz her türlü hile ve aldatmayı haram kılmışken insan şehveti arttırmak ve toplumu azdırmak için Allah’ın haram kıldığı ne varsa ona kişileri teşvik etmektedir.

Bugün doğallık ortadan kaldırılarak bilinçli bir dolandırıcılık icra edilmekte ve gözle görünen süslenerek kalpler aldatılmaktadır.

İşin en acı tarafı ise kişi kendine dünyalık bir mal alacağı zaman orijinal olanı arıyorken kendisini bundan beri tutmasıdır.

Hani bir deyim var ya; “Yüzündeki boyaları sil de yüz yüze konuşalım” ifadesi bugün sahte kimlikleri ortaya koymak adına çok yerinde bir cümle olduğu kanaatindeyim.

Tabi ki bu durum yeni bir durum değil! Tarih boyunca insan güzel görünmek adına türlü saçmalıklar yapmış ama doğal olanın güzelliğini ortaya koyamamıştır.

Nitekim İslam’da kişiden doğallık istemesi, süslenmeyi de belli kaideler çerçevesinde yapılmasına cevaz vermesi de bu gerçeğin en güzel tezahürü durumundadır.

Allah Resulü s.a.v’ in şu beyanı bugün güzelleşmek adına yapılan ama aldatmanın önünü açan bir husus olarak hem erkeği hem de kadını ilgilendirmektedir:

Saçlarına saç ekleten ve ekleyen, dövme yapan ve yaptıran kadınlara lânet etmiştir. [7]

Burada kadının ifade edilmesi protez saç takan erkekleri devre dışı bıraktığı algısını oluşturmasın. Zira peygamber efendimizin zamanında kadının çoğunlukla bunu yaptığı için bu ifade kullanılmış ancak bu her iki kimlik içinde geçerli olan bir kaidedir.

Efendim! Öyle diyorsun ama kel olana kim kız verir diyenler oluyor. Bizler Allah Resulünün beyanlarını ortaya koyarak “bizi aldatan bizden değildir” hükmünü ortaya koyuyoruz.

Nitekim bu durumun bir mazeret olmadığını Allah Resulünün şu beyanından görebiliyoruz:

Bir kadın Resûlullah s.a.v’e gelerek;

- Ey Allah'ın Resûlü! Yakalandığı bir hastalık sebebiyle kızımın saçları döküldü. Ben onu evlendirmiştim de. Ona iğreti  saç taktırayım mı? diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber:

- "İğreti (ekleme) saç takana da taktırana da Allah lânet etmiştir" buyurdu. [8]

Bugün gelinen noktada kişinin kendi bedeninden alınarak yine kendisine ekilen saça cevaz verilmekte olsa da burada da zaruret olması gerekli olduğunu ifade etmek gerekiyor.

Bu zaruret ise evlilik bağını korumak gibi hususlardır. Yoksa karşı cinse güzel gözüküp arzularına ulaşmayı hedeflemesi gerekir.

Bir başka mesele ise kişinin kendini araba gibi modifiye etmesi manasına gelen dövme yaptırması meselesidir. Maalesef bugün kadın olsun erkek olsun yeni nesilde işi çığırından çıkaracak şekilde bir dövme yaptırma hastalığı söz konusudur. Bu mesele daha çok özenti sonucu ortaya çıkarken kişinin hem bedenine verdiği zarar sebebi ile Allah katında vebale girmesine, hem de hastalıklara kapı açması sebebi ile dünyada eziyete dönüşmesi kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

Hocam! Dövme üzerine gusül olur mu soruları ile karşılaştığımız noktada onu ortadan kaldırmam gerekir mi sorusu sorulmuyor olması işi ne kadar basite aldığımızı göstermektedir. Oysa dövme yaptırmak lanetlenmiş bir kişi olmamıza neden olmaktadır.

Masrafı ve acısı ne olursa olsun imkân varsa sildirilmesi ve bu lanetten kurtulunması elzem iken öyle bir imkân bulamayanında tövbe etmesi gereklidir.

Hülasa kendisine bir araba kadar değer vermiyorsa insan bizim ona anlatabileceklerimiz sınırlıdır. İşi ise Allah’a kalmıştır.

Rabbim sokaklarımızı ahlaksız görüntülerden kurtaracak iradeyi ve idareyi bizlere nasip eylesin!

Rabbim lanetlenmiş kimseler olarak huzuruna varmaktan bizleri muhafaza eylesin!

 

 


[1] A’raf 17

[2] Nur Suresi 21

[3] Buhârî, Nikâh 17; Müslim, Zikir 97

[4] Ahzap 59

[5] Müslim, Cennet 52

[6]  Tirmizî, Radâ, 18

[7] Buhârî, Tefsiru sûre (59) 4, Libâs 83, 85, 87; Müslim, Libâs 115, 117, 119. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 5; Tirmizî, Libâs 25, Edeb 33; Nesâî, Zînet 22-24; İbni Mâce, Nikâh 52

[8] Buhârî, Libâs  85; Müslim, Libâs 115. Ayrıca bk. İbni Mâce, Nikâh 52

Dosyalar

BEDENLERİMİZ REKLAM TABELASI DEĞİL
Facebook Sayfamız
Facebook Sayfamız

Bu yazıyı paylaş