HANİ BEREKET NEREDE?
Değiştirilemeyen hükümdeki anlamı arayanların gördüğü ise her şeyin bir tertip düzen üzerine yaratıldığı halde Rabbimizin dilemesi gerçekleştiğinde bütün bilinen ve değiştirilemeyen her şeyin bir anda değiştiği gerçeğidir.
Değiştirilemeyen hükümdeki anlamı arayanların gördüğü ise her şeyin bir tertip düzen üzerine yaratıldığı halde Rabbimizin dilemesi gerçekleştiğinde bütün bilinen ve değiştirilemeyen her şeyin bir anda değiştiği gerçeğidir.
İnsan çevresinden etkilenen bir varlık olarak nasıl bir çevrede bulunacağına, kimlerle yol alacağına, nereye varacağına dikkat etmesi gereken bir şahsiyettir. İfade ettiğimiz bu unsurlara dikkat etmeyen kişi ve toplumların hayatlarını, kimliklerini, topraklarını kaybetmekle karşı karşıya kaldıklarına dair tarihte birçok örnek görmek mümkündür.
İnsan kendine verilen mühletin şımarıklığı ile her şeyi yapabileceğini ve kimsenin ona hesap soramayacağını zanneder. Ancak bu işlerin insanın zan ettiği şekilde olmadığını ortaya koyacak birçok olay ve kanıt ortada durmaktadır.
Biz Müslümanların birçok zaafı olduğu hepimizce bilinen bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Bu zaafların en tehlikelisi ise ben Müslüman’ım diyerek asli görevlerini bir kenara atarak günah işlemeyi basitleştirmesidir
Bizler zaman zaman yalnız kalmak isteriz ama bunu uzun zamana yaymaya kalktığımızda etrafımızdaki kardeşlerimiz “ Yalnızlık Allah’a mahsustur!” diyerek bize tepki verirler. Bu ifade insanın beraber yaşamak ve ortak paydada buluşmak zorunda olduğu gerçeğini ortaya koyar.
Bizler elhamdulillah Müslümanım diyen kimseler olarak İslam’ın şahsiyetini ve örnekliğini üzerinde taşıması gereken kimseleriz. Bu şahsiyet öylesine değerli ve öylesine önemlidir ki, dünyanın barış ve esenliği buna bağlıdır. Hal böyle iken sayısal olarak bu kadar büyük bir nüfusa sahip olduğumuz halde neden ve niçin bu kadar zelil haldeyiz diye her Müslümanın kendisini sorgulaması gerekmez mi